30.12.2009

YİNE BİR YIL YENİYIL


YENİ YILINIZ KUTLU MUTLU UMUTLU OLSUN, KALBİNİZ NEŞEYLE DOLSUN...

Gecen sene bu zamanlar göbeğimde olan küçük kuzumu saglıkla ve getirdi bana 2009, o yüzden benim uğurlu senelerimden biri olarak tarihe yazılacak bu sene. 2010 da ugurlu gelecek mi acep ?

Ben 2010'dan başta kuzucum,kocacım ve tüm sevdiklerim için sağlık mutluluk, benim için extradan -10 kg. ve yaza Japonya eğitimi,kooperatife kaptırdığımız paraların bu sene geri dönmesi :((( ( ah uleyn ahhhh-salağız biz ) ,Kayacanın üniversite sınavını kazanması( benim step:)) ), kardeşim Kıvancın masterı tamamlayıp adam gibi bir işe girmesi , annemin sıkıntılarının azalması , babamın böbrek sorunlarının iyileşmesi vs.vs. Eh çokta ütopik değil canım istekler , biz evrene salalım istekleri , seneye görelim bakalım bunlaran kaç tanesi gerçekleşmiş , 2010 nasıl bir yıl olmuş ..

Benim yeni yıldan dileklerim böyle , ya sizlerin ???

-------***---------

Bu arada Avatara gittik dün gece Eloşu bakıcısına satıp . Uzun zamandır sinema yüzü görmeyen bünyeye pek iyi geldi film . Tam anlamıyla görsel bir şölenmiş hakkaten , yorumlara hak verdik . Yalnız film çok uzun . 21.15 seansı için bilet almıştık. Salondan çıktığımızda saat gece 1 e 20 vardı . Bakıcıya vardığımızda eciş büçüş bir halde kuzuyu teslim aldık ama çok utandık tabi . Ben 12 gibi geliriz diye düşünüyordum . Nerdeeee...Neyseki bakıcı ablamız anlayışlı , bende bugün yarım gün izin verdim kendisine , böylece vicdan azabını hafiflettik azıcık .

Gidecekseniz 3D ye gidin , normal versiyonuna değmez bence .
Yeniyılda bir çok animasyon film 3D teknolojisiyle karşımızda olacak imiş . İlk kez 99 da Panasonic burslusu olarak Japonyaya gittiğimizde , Panasonic fabrikası ziyaretind e karşılaşmışyık bu teknolojiyle. Hepimize birer kagıttan gözlük verip 1-2 dakikalık bir 3D görüntü izletmişlerdi. Nerden nereye , 10 koca yıl geçmiş hey be hey . işte şimdi tamda günlük hayatımızın ortasına düşmüş bulunuyor bu teknolojiler . Kimbilir daha neler göreceğiz ömrümüz elverdiğince ..

28.12.2009

Kısa rapor ve emzirmeye dair


Bir koca hafta daha geçti ömrümüzden .
Kısaca geçecek olursak , Eloşun küçük dayısını yolladık bir kere Ankaraya . Anket işlerini epey bir kolayladık burada .Spss midir nedir işte , ona girmesi kaldı . Bitsin artık .

Ela artık tay tay duruyor rahatlıkla , hatta birkaç adım atıyor. Çok şeker .
Yemek ayrımı pek yapmıyor , açsa ne bulursa yiyor , dün yine balık yedirdim . Bayılıyorum balık yemesine. Bu konuda bizi üzmediği için şanslı sayıyorum kendimi .

Ama emzirme konusunda isyanlardayım artık . Sabah daglar kızının postunu okuduktan sonra yine bir kez daha düşündüm .İlerde emzirmeyi ne kadar özleyeceğinden bahsetmiş. Bense tam tersi hiç özlemeyeceğim galiba . Bu hafta sonu cogunlukla evde gecirdiğimizden yavru 48 saat benden hiç ayrılmadı diyebilirim . Bu sırada yakamdanda hiç düşmedi tabi. 2 saatte bir dibimde meme meme diye mızırdanıp durdu . Yemek yesede yemesede farketmiyor , zaten suda pek içmiyor. Onun yerinede süt. İliklerime kadar sömürüyor beni . Gecede malumunuz 3-4 kez kalkıp emiyoruz . 3. aydaki halimize döndük tamamen . Sıkıldım , hemde çok sıkıldım . Kendi istegiyle memeden kesen annelere kızardım hamileyken . Şimdi o kadar anlıyorumki onları . Hiç kolay değilmiş hakkaten.Evet bende uykusundan uyanıp yarı uyanık haliyle yumulmasına bayılıyorum , saclarını seviyorum , masumluğunu seğrediyorum zaman zaman ama herzaman hissedemiyorum o muhteşem duyguları. Bende mi tuhaflık var yoksa nedir anlamadım .

Şikayetçi olsam da kesmeye kıyamıyorum o ayrı , ama en azından iyiki işim var ve gündüz evden ayrıyım diyorum , artık 4 dişte var , harap oluyorum ısırılmaktan çünkü .

24.12.2009

Anne Olmak

Anne olmak akşam her zamanki saatinde yatan yavru neden saatte bir uyanıyor diye endişelenmektir .
Anne olmak yatagını terkedip kontrol için onun odasında geçici ikamet etmektir.
Anne olmak gece mızırtılarla uyanan yavruyu karanlıkta agız kenarları niye ıslak diye kontrol etmek , ışığı açtığında gördüğü manzara şaşırmaktır.

Dün gece zorlu geçti dostlar. Gece 1 falandı sanırım , ışığı bir açarımki ne göreyim, ögle yemeği ve akşam yediği yemeklerin hiçbiri hazmedilmemiş ve oldugu gibi yatağa çıkarılmış, üstelik boynumuz , saçımız her yerimiz batmışki silmeyle kurtarılacak gibi değil . Mecburen kocişide uyandırdım , gece gece banyo yaptırmak zorunda kaldık yavruya. Su sever Elosh hanım pek mızırdanmadı , hane neredeyse -getirin ördekleri oyun oynayayım küvetimde- havasında.neyse üst-baş değişildi , saçlar kurutuldu , bebiş babasına emanet edildi ki sallasın çünkü mide hassas emzirmeyeyim dedim ama nafile . Babası 40-45 dakika ugrastı sanırım , bu arada bende yan odaya gectim beklerken kocişi kitap okuyorum bir yandan. Baktım uyuyacak gibi degil , müdahale ettim artık olaya , 1-2 dakika emzirdikten sonra baktım daldı. Yatagına koy üstünü ört derken hooop bir daha uyandı .Tekrar aynı rutin . En son saat 3 tü baktıgımda ve ben hala yok camasır makinasına kirli carsaf doldur vs vs. ugrasıyordum . Arada Elada uyanıp beni yokluyordu.

Gündüz bakıcısı bizim ıspanaklı pirincli yemeğimizden vermiş ona, bebek çorbası değil . Akşamda hep emer pek mama yapmam ben , tahıllı mama vereyimde deneyeyim belki az uyanır dedim . Resmen totoma patladı yani anlayacağınız.

Üstüne üstlük sabahta bünyede kalan son ıspanaklar bele kadar taşan bir bezle taçlandırıldı. Baba çağrılıp bir daha banyoya soktuk mecburen. hanım akça-pakça oldu ama hem ben hem babası sürünerek işe geldik bugün . Şu anda bunu yazarken sert bir kahve ile ayılmaya çalışıyorum.ü

Hamiş: Çocugun cüssesine falan aldanıp , hadi bakalım yavaştan bizim mamalarada başlasın denmeyecekmiş . Bebekken 1 ay bile 1 aymış. Dr. ların bir bildiği vardır heralde denip ona göre davranmakta da az-çok hayır varmış. Hem zaten ne acelemiz varmış.

Hepinize güzel bir gün dilerim .
Bugün 3 saat bu yorgunlukla nasıl derse girerim bilemeyeceğim .
Ah Eloşum ah...

23.12.2009

Bugünden notlar

Tek dişli olmaktan sıkılan kuzucuk 4. yüde patlattı sonunda .

11. ay boyumuz 76.cm
Kilomuz 12.600
Öyle görünüyorki yaşımıza 13 kg ile yine yüksek persentilde başlayacağız.

Maşallah kuzucuğuma , sağlıklı ve keyfi yerinde olsunda artık , gerisini halledecegiz bir şekilde .

21.12.2009

11 aya bye bye

video

Benim için yorucu ve uykuya doyamadığım bir haftasonu oldu bu hafta sonu . Geceleri az uyudum allahtan pazar biryere çıkmadıkta Eloş zar zor dalınca bende yanına kıvrılıp biraz dinlenmiş oldum. Ama sorsanız yinede hep yorgun hep yorgunum bu ara.

Ctesi günü metrodaydık. Aslında evimize hayli uzak bir yerde bu market ama uzun zamandır degiştirmek istediğim günlük çatal-bıçak takımıma uygun ve istediğim kalitede bir çözüm getirmek için burayı tercih ettik . Sonrada birkac ıvır zıvır , sokaga bakan camımızı şenlendirecek bir noel ışıklı küresi ve envayi çeşit gıda malzemeleri arasından 5 saatte çıkıp hatırı sayılır bir miktarı kasada bırakmak durumunda kaldık . Kociş uzunca bir süre köyünden çıkmamaya ve gıda alışverişinide köydeki pazardan halletmeye karar verdi :)) Eloşum içinde yorucu oluyor bu market ziyaretleri ve her ne kadar puseti komfi olsada ve alırken illa tam yatar puset olsun diye diretsekte bu özelliğini henüz kullanamadık , uyumak istemiyor pusetinde çünkü . Sanırım hem bu tür yerler ona eğlenceli gelip fazla uyarılıyor , hem de büyüyor olmanın sonucu bunlar diye düşünüyorum .

Eloşum büyüyor , hemde her geçen gün yeni sürprizlerle . Bugün yine aydönümümüz bir kere . Tamı tamına 11 aylığız artık . 11 aya bir yeni dişle daha girmek üzereyiz . Şu tek dişinin yanının tamamlanmasına 1-2 gün var kanımca , 4. de geliyor artık , bembeyaz çıkacak yeri . Dolayısıyla Ela çok huzursuz . Yatarken ağlayarak uyanması haricinde de gün içinde yine diş yüzünden sancıları tutuyor , mızırdanıp ağlıyor yavru . Diş jeliyle ve kaşıyıcılarla fayda bulmaya çalışıyoruz artık . Onu dışında ayakta 1 dakikaya yakın tay tay durmaya başladı , uzun durdukça evde alkışlar gırla kıyamet . Oda birşeyler becerilmenin mutluluğunu neşesiyle yüzüne yansıtıyor . Ve meşhur merdivenlerimizden geri geri inmeye başladı artık . Ancak son saniyelerini yakalayabildim videoyla, şimdilik idare ediverin canım :))

17.12.2009

Bu aralar

Ben ptesi Ezel , salı Canım ailem takılmaca
Çarşambayı sel almaca
Perşembe Aşkı Memnu - kurtlar kavgası olmaca
Elo ise reklam manyağı olmaca
( Bunun sonucunda Eloşa TV kesinkes yasaklandı- o yatmadan TV acmıyoruz artık )
***
Ben okuldaki adam kayırmalara sıkılmaca
Gültek çok çalışmaca
Eloş ayakta 7-8 sn. tay tay durmaca
***
Gültek her gece tosur tosur uyumaca
Ben Elanın odasına kamp kurmaca
Oda gece uyanma olayını abartıp 7-8 keze çıkarmaca - mecburi kısa kısa emzirmece ( OİP beni çizse meme kadın çizerdi sanırsam - Elayıda ane memeeee diyen bir tosuncuk , hahah )
***
Uzun zamandır 1 gr. kilo verememece
Sanki kızı Gültek dogurmus gibi her sabah yarım saat koşu bandında koşmaca
Bense yogalates dersine 1 kez giderek bu konudaki istikrarsızlığımı tescillemece
Ela hanımda kilo konusunda anasından aşagıya kalır durumda olmamaca:)
***
Y.lisans tez aşamasındaki kardeşimin anketlerine yardım edilmece , az zamanda çok işler yapmaya çalışmaca, anketle dağıtıla toplanıla , bilumum hocalara yardım için rica edilmece.
***
İnternet alışverişinde Eloş hanım için alışverişlere kısa bir arar verilip kozmetiğe sarmaca , e-bay strawberry taraşlanıp tüm eksikleri tamamlamaca
Kocişe yılbaşı hedayesi sipariş edilmece
***
Ben 2010 hayalleri kurmaca, kararlar almaca , kanji çalışmak zorunda olmacaaaa böhüüü:((( Bol bol stres yapmaca
Eloşun dişleri back to back patlasada hemen kurtulsak şu gece uyanmaları ve emzirmeleri işinden diye dua etmece
Kociş - who knows.
Eloş , Noel babadan ne diliyordur acaba ???

14.12.2009

Eloş Hanımın Haftasonu


Haşin bir kız çocuğuyum ama annem hala beni kokoş kokoş giydirdiğine göre benden ümidi kesmemiş olmalı . Cteside aynı böyle hazırlanıp maaile düştük yollara .


Arkadaşlarım Tuni ve Arca ile buluştum. Bakmayın uslu göründüğüme , Arcanın elinden oyuncaklarını aldım hep ,Tuninin ise fırında makarnasına bulaştım . Yemesin yaaa , herşeyi ben yiyeyim , hem zaten dişim de kaşınıyor. Tüm oyuncaklarını kemirerek elimden geçirdim Arcanın:)


Şu Hülyada pek iyi bir kadın . Oglunun yemegine sarkmama ragmen bana iyi davrandı . Arcanın anneside ne güzel şeyler yapmış öyle , utanmasam hepsinden yiyecektim :))Çoğununda tadına baktım çaktırmadan Heheheh. Hatta bir ara saksılarındaki toprağı bile yedim .


Pazar sabahı annem kahvaltı hazırlarken ayagına dolastıgım zamanlar . Burada artık alttan uzamış 2 dişimde görünüyor. 3. henüz uzamadı daha .


Üfff , hangi arada derede kısıtladınız özgürlüğümü yaaa...Nerden çıktı bu kapılarrrr..


Bu resimide annem gülesiniz diye koymuş . Hacı takkesini gece çaktırmadan kafama takmışlar , böyle uyutmuşlar beni kafam üşümesinmiş , hainlerrrr.
Karizmada gitti elden , nasıl boyfriend bulacagız şimdi :)))Töbe töbe estağğğfirullahhh

9.12.2009

Üstten tek dişimiz de geldi...



Günlerdir gece uykularımın hırsızı , yavrukuşumun başbelası , beyaz beyaz parıldayıp 2 aydır patlamayan sol üst diş sonunda patladı. Müjdeler olsun. Yanıdakinde ise ne bir beyazlık ne birsey . Galiba bir süre üstte tek diş modunda gezecek küçük cadım .

3.12.2009

Elo Yunus baluğuuu


Gün gecmiyorki Elo hanım yeni bir numarayla karsımıza cıkmasın . Bu aralar sürekli 2 koltuk arasında gidip gelip kendi sınırlarını zorluyor. Bakıyorki düşmüyor , problem yok . Devam:))
Bu arada bizim gözümüz hep üzerinde tabi ama ne kadar olursa olsun nereye kadar koruyabiliriz bilemiyorum .Fıkır fıkır hep .
Ve bu arada bir süredir top atma tutma cabalarım meyvesini verdi ve bugün bana geri attı topu :) Ve ve ayrıca beni öptü . Çok mutluyum :))))

2.12.2009

Mim gelsin

Ne zamandır mim dönmüyor bloglarda . Sevgili Özgür Anne de farkına varmış , bir mim uydurmuş . Buyrun, bunlarda benim cevaplarım :

1- Sizi mimleyen kişiye link veriyorsunuz mutlaka, ki, akışı bozmayalım.
www.ozguranne.blogspot.com

2- Çocukluğunuzda anne ve babanızla (ya da aile büyükleriyle) yapmış olduğunuz ve sizi siz yapan şeylere katkısı olan bir olay, bir aktivite, bir eylem... Ve hangi yönünüze katkıda bulunduğu... (Tekrarlanabilir olması tercih sebebi)

Annem resim kursuna gidiyordu , evde de çalışıyordu. Sadece yaglıboya ile degil , değişik alet edevat , kagıt yada renki samanlar, hamurlar vs. enteresan malzemeler kullanır , bazılarıyla benimde haşır-neşir olmama izin verirdi . Çok eğlenirdim . Eminim Ela anaokuluna gidince onunla oturup boyama , yapıştırma aktiviteleri yapmak benim de çok hoşuma gidecek. Bu tür şeylerden hala keyif alıyorum çünkü. Eloşumun bebek şekerlerini ben hazırlamıştım , hem de seve seve.

3- Çocukken oynamayı en çok sevdiğiniz oyun ve oyun aparatı.

Evdeki oyunlarda bebeğim Sementa vardı başrolde . Babaannemin y.dısından getirdiği bir bebekti , aglardı , memesini agzına koyunca susardı. Çok severdim .
Biraz daha büyüyünce sokak oyunlarında en çok yakan top oynamayı sevdiğimi hatırlıyorum. Çok başarılıydım , pek yanmazdım))Sürekli can kazanıp , oyundan diskalifiyeolmuş arkadaşları tekrar sokardım oyuna . İstop, saklambaç, ip atlama, seksek , hepsini keyifle oynardım.

4- Sokakta oynar mıydınız?

Çookkk .

5- Çocukluğunuz ve ilk gençliğinizle ilgili keşke farklı olsaydı dediğiniz bir durum/olay.

Trabzon Anadolu Lisesi’ni kazandıgım sene Ankaraya taşınıp devlet lisesine yazılmıştım. 6 ay Trabzon’da takılıp nakil yaptırabileceğimizi ise çok sonraları öğrenmiştim . Hep merak ederim , Anadolu lisesinde okusam hayatım nasıl değişir, üniversite seçimimi nasıl kullanırdım diye . Çok uzun seneler İngilizce öğrenmek isteyip fırsatım olamamıştı . En son 2001 de au-pairlik yaparak bu eksiğide kapatmış oldum aslında . Ama yinede hep o okula gitmek istemiştim sanırım.

6- Çocukluk ve ilk gençlikle ilgili iyi ki böyle olmuş dediğiniz bir olay...

İyiki Trabzonda geçmiş çocukluğum derim bazen . Büyük sehirlerde yaşanamayacak bir dostluk , arkadaşlık ortamı , doya doya oynadığım güvenli saydığım sokaklar, yemyeşil , tertemiz bir hava . Hani küçük yerlerde ilişkiler daha bir sıcak olurya , o cinsten. Ankarada bir süre abondone olmus ve içime kapanmıştım ortaokuldayken. Kendimi yabancı hissetmiştim galiba.

7- Varsa çocukluk dönemine dair bugünü etkileyen bir olay, anı.

Anaokulundayken haftada 1-2 kez annem okula gelir ve bizlere mandolin çalardı. Muhtemelen o sıralar böyle bir anne prototipi yoktu oralarda. Aynı mandolini abim de çalardı evde. İlkokula başladığımda flüt ve mandolinle ilgilendim bende epeyce . Kardeşimde gitar çalmayı öğrendi sonraları . Ayrıca evde org ve akordeonda bulunurdu . Bizde bunları ufak tefek tıngırdatmayı ögrendik hep amatörce . Biraraya geldiğimizde , evdeki yemeli-içmeli eğlenceler esnasında herkes çalar söyler iyi vakit geçirirdik . Müzik sevgimin temellerini bunlara bağlıyorum ben.
Hala böyle ailelrin biraraya geldiği toplantılar oldukça beraber çalar söyleriz , gerçi ben söyleyen kısmındayım artık.

Bende Tuğceyi ve Erenin annesi Sereni mimledim . Hadi bakalım , klavye başına marş marş..

30.11.2009

Bir Bayramın Ardından

Bayramları sevmeyen bir çok akranıma inat bayramları seviyorum ben .

Bekarken ve rehberlik yapıyorken , herkes tatil yapar ve ailesiyle beraberken ben hep çalışıyor olurdum . Bayramlar, yılbaşı veya h.sonu ile birleştirilen her türlü tatil bizim en çok ve en uzun satatler çalıştığımız günler olurdu . Benim için hep buruk geçerdi bu tür günler o yüzden .

Evlendikten sonra ise sanırım hiçbir bayramımızı ailelerimizden uzak geçirmedik . Ya biz gittik ziyaretlerine , ya benim yada eşimin ailesi ile biraraya geldik . Büyükler için çok manidar tabi , çocukları torunlarıyla beraber olmak büyük keyif . Hele şimdi birde Eloş hanım varki aileye yeni katılan , tadından yenmiyor . Onunla herşey daha da güzel .


Bu tür gelenekleri sürdürmeyi seviyorum . Elimden geldiği kadar da sürdürmeye çalışacağım ilerde , bakalım Eloş büyüyünce anne babasıyla beraber mi geçirmek isteyecek , yoksa resortlardan birinde kısa bir break mi?


Eloş hanımın ilk kurban bayramı bu . Bu bayram eşimin ailesi bizdeydi. Gecen sene olduğu gibi Lösev için kurban bağışında bulunduk biz, dolayısıyla evimize et gelmedi . Sanırım komşulardan da kesen yoktu . E kavurmasız kurban bayram mı olur ? Bizde kasaptan et alıp kavurmasız kalmadık . Eloşun babaannesinin elinden afiyetle yedik. Bende yan aksesuarları hazırladım artık :)


Elanın ayakkabıları canım arkadaşım Yeşimin hediyesi idi . Aslında çok cici bir bordo eteğide var . Kombine bulamadım üstüne hala .Saten ayakkabılar sabah ayağındaydı ama günün ilerleyen saatlerinde ayağından kayıp gitti tabi. Gültekin arkadaşı Emrenin aldıgı hediyesini degiştirmek zorunda kaldık ve çok cici bir triko elbise aldık , şapkasıyla takım (7 cüceler şapkası diyorum) . Cicik mi cicik oldu kuzucuk . ( Bu arada Emre okuyorsan , kollar çoookk uzundu , olmadı napalım :))


Babaannesi Eloş babaanne dediğinde koluna bebek künyesi takıcam deyip duruyordu . Bizim kızda tık yok ama babanne dayanamamış anlaşılan . Kızıma bayram hediyesi olarak taktı . Teşekkür ederiz buradan da . Tabi meşhur köpecik kumbaramıza dededen ve abisinden kapılan harçlıklarda atıldı .Anlayacağınız bayramın şanslısı bizim kız oldu.


İlk gün Nazo kuziler vardı . Erkekler birara sahile gittiler , Canberk ( kuzenimin oglu) dalmaya gitti ve giderkende evdeki erkekleri toplayıp götürdü. Nazocum bana ve bebişime çok şık bereler örmüş. Ellerine sağlık .Güzel bir gün gecirdik , akşam beraber yedik , evdeydik . ( Birara ana kız berelenip , koyacagım buraya)Ece ablasıyla haşı neşir bol kitap okudu benimki.


2. Gün yine bizim fiks rota Alaçatı tarafına uzandık . Pazarın 3 te 1 i yoktu . Nextçi amcayıda bulamadım :( Ama Alaçatı sokaklarında turladık yine. Hava çok güzeldi. Alaçatı merkez epey hareketliydi. Bayram biraz canlılık getirmiş anlaşılan . Orta kahvenin oralar yine tiki abla ve abilerimizle kaynıyordu. Takıcılarda takıldık , fırından sıcacık ekmekler aldık . Oh misss. Sonrada hiç gitmediğimiz bir rotadan dönüşe geçtik . Şifne , Ildırı üzerinden . Bu yol üzerinde bu kadar çok yazlık olacagını tahmin etmiyordum . Manzara güzeldi , hemde tam akşam gün batımına yakın Ildırıda bir ara verdik . Elişi salıncakta sallarken , babacık süper bir sunset pozu yakalamış .


Oradadan da yine güzel bir manzara eşliğinde Karapınardaki balıkçımıza vardık . Cipoş ( çipura tabi) midye kalamar üçlüsüyle mideleri şenlendirdik . Bu arada Eloş yan masadakilere sarktı , bol bol sohbet etti:) Çipoştan yedi. Yemeğin sonlarına dogru epey bir mızıldadı artık yorulduğu ve ögleden sonra uykusunu atladıgı için . Balıkçı eve yakın olduğundan döner dönmez küçük hanımın icabına baktım .


Bayram 3 , babamız Londra yolcusu . Bir yanımız buruk kaldı . Bugünse Kayacan abiyle babaanneyi yolcu ettik . Dedemiz dr. kontrolü nedeniyle birkaçgün daha buralarda olacak , bize de göz kulak tabi.


Anlayacağınız uzun bir ara olmuş ama keyfimiz yerinde. Ufak tefek gribal durumlarımız dışında pek keyfimizi bozan bir şey olmadı bu ara . Domuz gribi korkumdan dolayı Elayı 1 yaş kontrolüne kadar 9 Eylüle götürmeme kararı aldım . 10. Ay boy – kilo kontrlünüde kimsenin olmadıgı bir sırada saglık ocagında kendim yaptım Gültekle :) 75cm. , 12.200 gr. Sadece 200 gr. almış bu ay , çok sevindim .
Dişler hala patlamadı , sıralamalar çok emin , sanki yürümesi çok yakın . İşi gücü bütün gün kendi ismini tekrar etmek . Elo Elo Yaylalar diye bir şarkı uydurduk . Onu söylüyor şimdilerde komik böcük "Elo Elo Yayyaaa" diye .

17.11.2009

Elo el salladı

Dün işe giderken sabah ela hanım ilk kez anne ve babasına el sallayarak annesini ve babasını mest etmiştir .

Well done evladım well done

14.11.2009

Musafir geldi hanımmm



Kolajımızdan da anlaşılacağı üzere bugün yine toplaştık ( Tunalar - Arcalar ve biz). Evimize bayram havası geldi . Çocuklar ortada dolaşıp oynarlarken bizde birşeyler atıştırmaya çalıştık . Havada güzel olduğu için Alaçatı yapar gelir sonrada eve döner , birazda evde otururuz diyorduk ama ,Alaçatı pazarında alışveriş( tabiki bebeklere- bize yine birşey yok:(( ) , sonrasında sokaklarında atılan minitur , kumruyla ve bebek mamalarıyla taçlandırılan yeme molaları derken akşamı ettik bir şekilde . Çok güzel bir gündü, yine bekleriz:)

Bu arada pek Tuna ve Arca beyler Eloş hanımın kış kreasyonuna pek cici 2 triko ekleyerek bizi pek sevindirdiler. Tekrar teşekkür ederiz zağrif anneleri Hülya ve Yelize buradan tekrar :))Severek giyeceğiz .

Eloşu pek zor uyuttum . Diş sancıları azdı sanırım . Gündüz gayet keyifliydi , gece cozdu yavrukuş. Yakın dost calpol abiden birkaşık verdim sonunda. Şimdilik uyuyor. Bende kocacığımı bekliyorum 4 gözle.Ucagı rötar yapmış gene . Pöfff........

13.11.2009

Selvi boylum ,al nanaklım



Resim bugünden-ikindi uykusu sonrası

Mutfakta birseylerle ugrastıgım sırada küçük hanım uyanınca verdik eline kasıkları kapkacagı , biraz drum çalışsın diye ama hanfendi kısa sürede sıkılıp yine bacaklarıma dolanmaya başladı anneaaa mimeee diye .

Ay evet kızım bugünlerde isteklerini cümle kurarak belirtmeye başladı, müjdeler olsun . Dün yine salondayız bende bilgisayarın başında , oda salonu tavaf etmekte . Yine bir süre dolanıp oturdugum sandalye önüne gelip ayağa dikildi . "Anne Eloww memee" "ne diyorsun sen ne :)) " üüü:((hüüü: anne eloooo " Öyle tatlı söylüyor ki hani insanın içine sokası geliyor yavruyu .Neyse böyle tatlı başlayan gecemiz uyuması gereken saatte uyumaması , dalsa bile saat bası uyanıp "mimeee , anniaa, memeee" gibi mızırtılarla devam etti . Sabahı zor ettim gerçekten .Hani derler ya yakamdan düşmüyor, buda memenden düşmüyor.İşin kötüsü bu aksamda aynı sekilde gidiyor. 2 saattir 3 kez uyandı ve herseferinde biraz emzirerek avutup, tekrar yatagına yatırdım . Normalde bu sıklıkta uyanmaz tabi , bugünlerdeki mızıltımızı yine dişe yoruyoruz artık ama patlayacaksa patlasın artık yaa. Cocugun popo pişik olmustu dün mesela ciğer gibi . Neyseki ilacla müdahale hemen normale döndü. Cok zorlu geciyor diş çıkarma serüvenimiz malesef. Bugün aksam yanaklarıda kızardı. Gecen ilk dişlerimizde de böyle kıpkırmızı alev alev yanmıştı yanaklar, oda bir belirti sanırım.

Eloo hanım pek tatlı tabi. Elada diyor bazen kendi kendine , biliyor ismini ama en cok Elo yu kullanıyor yinede. Nerden çıktı bu Elo derken birden ayıldım . Çocuğa sürekli Eloş diye hitap ettiğimizden onuda benimsemiş tabi. Eloş sesini taklit ediyor demekki bıdık. Başka kelimemiz yok. Baba hala yok . Tesadüfi 1-2 kerenin dısında .

11.11.2009

Benim O-lmaaa



Biri beni durdursun canım.
Nerden denedim şu dımbırtıyı bilmiyorum ama hergün kahvemin yanında bana eşlik edip günde 1 paket indirmeye başladım mideye. 2 aydır düzen böyle .
Göbek tüm haşmetiyle yerinde duruyor.
Şikayetçiyim kendimden .
Bunu bulan firmadan da . Gırrrr...

9.11.2009

haftasonumdan 2 dvd

Çoluk çombalak derdine düşüp şöyle güzelll bir film izlemeyeli çok olmuş. Galiba sinemada gördüğüm son film 8 aylık hamileyken AROG olmuştu. Dile kolay 1 koca sene . Halbuki lisede ve üniversite öğrenciyken hemen hemen her hafta sinemada bulurduk kendimizi. Bir ara kuzenim Betül'le hiç sektirmeden piyasadaki tüm romantik komedileri seğretmeyi görev edinmiştik kendimize.(Brad Pitt'i asla atlamazdık mesela , mutlak giderdik. Oda çöktü gitti ah ahh, Babil'de pek yaşlanmış bulmuştum kendisini). Elbette vizyondaki tüm filmler bilinir , özenle seçilir , harçlık mundar edilmemeye çalışılırdı .Neyse, çok uzun zaman geçti bunların üzerinden .

Artık pek çok klasik Türk ailesi gibi DVD ciyiz . Bununla gurur duymuyorum ama Eloş bu anlamda epey değiştirdi hayatımızı . Evde sağlam DVD arşivimiz olmasa da okul kütüphanesinin 1000 e yakın film arşivi , izle izle bitmez dedirten cinsten . Ama vizyonu epey geriden takip edebiliyoruz haliyle . Dolayısıyla belkide bazılarınız bu filmleri halihazırda gördünüz zaten . Ben yinede kısaca bahsedeyim .

Cuma kocacığım elinde bir sürü DVD ile eve geldi.

"Lo Lo Mahsunn" abimiz görmeyeli baya bir değişmiş. Palmiye ağaçlı kliplerden sonra Beyaz Melek'le epey ses getiren Mahsun , olaya son noktayı koymuş kanımca. Doğulu iki ailenin memleketindeki ağır şartlardan dolayı daha iyi bir yaşam arama savaşı ve İstanbulun çarklarında mahvoluşu , diğer aileninse y.dışına kaçış çabaları ve sonrası filmin konusu . Filmin bazı yerlerinde abartılı veya gereksiz bulduğum noktalarda var ( travesti olayı gibi ), genel olarak hem çekim kalitesi,hem görüntüler , hem verilmeye çalışılan barışsal mesajlar ve anne sevgisinin işleniş şekli nedeniyle kesinlikle izlenmeye değer bir yapım olmuş.Helede beni ağlatan bir yeri oldu ki kolay kolay ağlamam . Şerif Sezer'de oynamış ki çok severim onuda. Demet Evgar , gayet de iyi.Neyse fazlada açmıyorum ,sürprizi bozmayalım dermişimm..



Bu filmi hiç duymamış ve fragmanını dahi görmemiştim. Eski bir not defterinden yola çıkılarak anlatılan güzel bir aşk filmi. 2004 yapımı imiş. Kesinlikle yavan ya da klişe değil . Filmin sonu ruhunuza dokunuyor . Bu tarzı seviyorsanız kaçırmayın derim.

5.11.2009

Kuzu Hanımın Ev Halleri


Kuzuya bugün toka taktım , pek bi kız oldu gene . Ailecek bayılıyoruz yavruya.
Zaten ne demişler kargaya yavrusu kuzgun görünürmüş . Gerçi kuzuda pek datlu ama :)
Yesil ev kıyafeti altına pinko çoraplarıyla da yakıyor hane ...

Bu aralar pek bir hareketliyiz. Uykuda degilsek her daim evi , hatta katları tavaf halindeyiz. Hala merdivenlere kapı taktıracağız. Tabi fırsat bu fırsat kuzu hanım bir aşağı bir yukarı, kah patates-sogan rafında faaliyette, kah buzdolabında mıknatıslı puzzlelarıyla oyun oynamaca.Her daim ya ben ya bakıcısı peşinde kontrol ediyoruz.


Fırsatını buldu mu bacaklarıma , eger oturuyorsam üstüme başıma tırmanmaya bayılıyor.


Her daim sandalye tepelerindeyiz, resim cekildiğini anladığı an en şirin kahkaları atıyoruz anneye.


Buzdolabı mıknatıslarıyla oynamaya bayılıyor. Daninolar bu ara bunlardan hediye ediyor. Renkli olunca ilgisini çekti sanırsam.

Anlayacağınız hastalıklar atlatıldı, keyifler yerine geldi. Hayat tam gaz devam ediyor.

1.11.2009

İyiceyiz

Kızlar hepinize cok tesekkür ederim . Akıl veren , gecmiş olsun dileklerini ileten , arayıp durumumuzu soran arkadaslarıma cok cok tesekkürler.Yalnız olmadığını hissediyor insan.

Kuzucuk sanırım oldukca hafif atlatıyor döküntüleri , öncesi biraz sıkıntılı oldu ama su an keyfi gayet yerinde . Yarın tamamıyle biteceğini düşünüyorum .

Dün gece kuzu sadece 2 kez uyanarak dinlenik bir gece gecirmemi sagladı , gündüz ise ilk kez babayla kendimize ait bir gün yaşadık. 12 civarı kızı bakıcısına attık , oradan annemle babamı Ankaraya yolculadık . Agorada başbaşa dolaştık , biraz tıkındık . Oradan verelini Kıbrıs Şehitlerine. Geçenlerde Yelizin bahsettiği Kotonun outletine gittik , kocaya uygun fiyata takım elbise , kendime kumaş pantolon ladık , cicilendik . 5-8 arası ise yine aynı çevrede , aktif felsefe derneginin düzenlediği Japon gecesi vardı . İyi niyetlerle hazırlanmış olsada hiç fikri olmayanlar için güze, benim için yetersiz bulduğum bir aktivite oldu . Zira gecede Japon dahi yoktu . Neyse , yinede evden ve bebekten uzak , kendime ait bir gün oldu . Bir nefes aldım , ama nerede cocuk yada puset görsen bebeğimi özlediğimi hissettim sokaklarda gezinirken. Aksam 9 gibi bebemize kavuştuk , oda uyumamış bizi beklemiş :) Sarılıştık , koklaştık , yanaklarını ham ham yedim :))

30.10.2009

Bir Garip Hastalık

Bir önceki postuma vakit ayırıp cevap yazan tüm arkadaşlara çok teşekkürler öncelikle .Aralarında yeni yorumcular vardı , mutlu oldum. Eloşumun hastalığı hafiflese de devam ediyor . En azından ateşli geceler bitti gibi . Lakin bu sabah vücudunda çok açık pembe döküntüler farkettik . Hemen apartopar dr.a tabi.

6. hastalık denen tuhaf bir şey . Daha önceleri duymamıstım . İlk kez gecen seneydi sanırım , kuzenimin kızı olmuştu galiba , şaşırmıştım. Gecenlerde de Hülya bahsetmişti. Bu kezde tombala bize vurdu demek . Hiç aklıma gelmezdi doğrusu.

Bilmeyenler-duymayanlar için kısa özet geçecek olursam , herpes virüs tip 6 nın neden oldugu hafif pembe döküntülü bir hastalık . 2-3 gün atesten sonra , kulak arkası ense göbiş gibi bölgelerde , en cok bahar aylarında , ve en cok 6-12 ay arası cocuklarda görülürmüş. 4 yaşa kadar cocukların cogu gecirimiş zaten , ama bazen alerjiyle karıstırılabilirmiş. Belli bir tedavisi yok . İlaclarımızı zaten kullanıyorduk . Antibiyotiği kestik sadece , ates olursa calpol , olmazsa sudafed devam . Elanın enerjisinde pek azalma yok zaten . Ama cok mızırdak , iştahta yok . Depodan yaksın bakalım . 2-3 güne gecermiş zaten . Pek evham yapmadım , belirtilerin coguda bize uyuyordu zaten . Yinede hasta olmasına insan üzülüyor.

Babamız geldi , evimiz şenlendi. Elada çok mutlu oldu tabi , dün gece kucagında uslu uslu oturdu . Normalde pek durmaz , poposunda kurt var kendilerinin :) Annemler burada birkacgündür. Yarın dönecekler, yine çekirdek aile durumuna geri dönüyoruz yani.

Ve bu arada önceki postuma yapılan yorumlarda bahsedilen ilaç emziğini çok sevdiğim arkadaşım Yeşimcim bugün postaya vererek tee İngilterelerden imdadımıza yetişti.Bu seferlik öyle böyle atlatmaya calısıyoruz ama gelecek sefere daha hazırlıklı olacagız sayesinde :) Başka cicilerimizde varmış pakette , erken bayram hediyemiz. Şimdiden teşekkür ederiz kendisine buradan . İnce arkadaşım menimm .

Böyle durumlar şimdilik. Umarım birkaçgüne daha iyi olacağız.

28.10.2009

Var mı şurup içirmenin kolay yolu?

Kuzu hasta .

Gecen ay dişleri patlattığımız esnada benzer bir durum tecrübe etmiştik . Bir-iki gece ateşimiz olmuştu . Calpol takviyesi idare etsede sonunda gribe cevirdiğinden antibiyotik kullanmak zorunda kalmıstık. Ama o zaman şurup red etmiyordu pek .

Bu sabah hem 2 gecedir süregelen ateşimiz , hemde bir hafta gecikmeli olarak 9. ay boy-kilo ölçümlerimiz için dr.daydık . Boyumuz epey uzamış , 74.cm . Wowww . Şaşırdım doğrusu . 1.74 ün 74 ünü bizde tamamlamışız yani ( Özgürün Eloşa gönderme yapalım burada )

Kilomuz iseee , sıkı durun . .. Evettt...
12. Tam tamına 12 kg.yuz . Bu ay ilk kez kilo alma durumumuz yarım kiloya indi . hani seviniyorum bir yandan ama , yinede obeziz işte . Napalım :)))
Neyse ne diyeyim allak bebelerimize saglık sıhhat versin en önemlisi o . Yürümeye başlayınca belki biraz daha inceliriz :)))

Gelelim ana konuya . Dr. bişey demedi, gribal durum , hafif kulak iltihabı başlangıcı ve 3 adet surupla bizi evimize yolladı . Kızı ablamıza teslim işe döndüm mecburen . Sabah pek kahvaltı etmemişti, ara ögün muzunuda cıkarmıs. Ögle corbası yarım .Erken geldiğimden emzirebildim , ama onda bile yeterince iştah yok . Yavrumu ilk kez bu kadar iştahsız gördüm . Öglen ablanın yardımıyla , aglak vaziyetlerde zoraki 3 ayrı surubundan içti . Sonra cevre gezisine cıktılar pusetle, temiz havada acılsın hesabı. Keyifli döndü , biraz uyudu , ablayıda erken yolladım evdeyim nasılsa diye.

Az önceki şurup seansımız ise tam bir felaketti , hepsini püskürttü, yüz burusturdu ve deli gibi agladı . Moralim bozuldu yaa, nasıl içirecegim ben bu şurupları bu kıza , öglen full doz iyi gelmişti , hemen toparlamıstı halbuki .

Varmı şöyle zihni-sinir bir fikir , pek ihtiyacım var . Meyveli yogurda falan mı karıstırsam . Bozulur mu acaba özelliği ilacların dersiniz?

Bende Fikri Mühimim- Philips Kazanlı Ütü


Fikri Mühimi ilk kez Özgürannenin blogunda duymuş , selpagın yeni cıkardıgı bir üründen bahseden yazısını okumustum . Gidip o ürünü marketten aldıgıma ve denediğime göre sistem çalışıyordur herhalde diye düşünüyorum .

Daha sonra bende üye oldum ve gecenlerde Philipsin kazanlı bir modeli için( GC7330) kampanya maili aldım . Kampanya hem ürünü uygun bir fiyata almamızı saglıyor , pek tabi bununla ilgili deneyimlerimizi aktarmamızda bekleniyor.

Benim kendi kullandıgım ve cokda memnun oldugum bir kazanlı ütüm var zaten , ama yakında evlenecek bakıcımızın kızı için bu kampanyadan yararlanalım diye düşündüm . Özelliklerini arastırdım pek tabi . Kazanlılarda model cok ,epey ucuz modelleride var . Ama hepsi kullanıslı olmuyor . Mesela bir arkadasım Delonghi aldı , lakin bar basıncı 3 oldugundan benim ütümün performansını göstermedi. Memnun degil . Bir diğerinde siemensin ütüsü varmıs , kazanlısı oldugunu bile bilmiyordum ,onlarda calısır halde su ekleyemiyolarmıs mesela . Philipsin bu ütüsü ise 4.5 bar basıncla yeterli performansı gösteriyor , sıcak haldeyken sogutmadan su anında eklenebiliyor . O yüzden ürünü baskasına aldığım halde hiç tereddüt etmedim .Bu ütüler kesinlikle ütüde kaybettiğiniz zamanın yarısını size bagıslıyor. Bakıcımın kızının,ileride bana bol bol dua edeceginden eminim:)) Fikrimühimin kampanyası bir daha uzatılabilir mi bilmiyorum ama ütüyle beraber verilen 75 ytl.lik indirim kuponlarını dileyenle paylaşabilecegimi söylemek isterim buradan .

Öperim hepinizi..

27.10.2009

Kutlu İzmir Buluşması


Sekil 1.A - Eloş hanım Tunini elindekilere saldırı halinde
Arca bey türlü sevimlilikler peşinde

Nisan ayından beri önce Ankara sonra İstanbullu blogger arkadaslarımla buluşup, tanışıp bebekleri kaynaştıran ben bir türlü İzmir için bir buluşma organize edememiştim . Haziran ayı geldi mi İzmirde hayat yazlık ziyaretleri, tatil planları vs. koşuşturmaları içinde geçer ve pek birşey planlanamaz . Netekim hakkatende öyle oldu ve agustos basından beri yazısıp ortak bir tarih belirlemeye çalışan 6 anneden ancak 3 ü , oda 3 ay sonra biraraya gelebildik .

Aylarca bloglarını okuyup, arada sırada yorumlaşıp, bazende özelden mailleşip kontak kurmuş olduğumuzdan olsa gerek , yine ve tam da tahmin ettiğim gibi birbirini hiç yabancılamayan, uzun zamandan beri görüşen arkadaşlar gibiydik . Ediyoruzda aslında:) Bebekleri canlı ve heyecanlı görmekte güzel tabiki . Bebekler şimdilik çok birbirlerinin farkında değiller . Uykudan kalkıp geldiklerinden Ela ve Arca başta biraz suratsızdılar ama sonradan açıldılar. Tuniş ise büyük ağabeyleri olarak tıpır tıpır yürüdüğünden daha free takıldı haliyle, çevreyle epeyce ilgilendi, oyun alanında oynadı , kendi güzelce oyalayabilen bir bebek gibi. Çokta sevimli:)

Arcayı ise daha tombik bekliyordum , maşallah ona bu ay kilo alımı azaldığından ve boyu uzadığından normal ölçülere dönemeye başlamış küçük yakışıklı. Bıdır bıdır sürekli birşeyler anlatıyor sanki, erken konuşacak gibi .

Hülyacım ve Yelizciğimi ise pozitif , canlı ve güleryüzlü buldum , daha farklı olmalarını da beklemiyordum. Bebeklerin beslenme aralarında iki lafın belini kırmaya çalıştık olduğu kadar tabi , neyseki çocuklar uslu durdular , annelerini üzmediler .

Buluşma yerimiz İnciraltı Turkuaz idi . Acık hava olması , oturdugumuz yerin hemen yanındaki minik tren , yine cok yakınındaki çocuk oyun alanları, şişme oyuncak ve trambolinler çocuklu aileler için güzel bir alternatif oluşturmuş bence. Şimdilik biz sadece bebek salıncagından yararlandık ama önümüzdeki yaza doğru oradaki pek çok oyun alanından yaralanabiliriz diye düşünüyorum . Turkuazın kapalı kışlık mekanını ise ben şahsen sevmiyorum, biraz basık ve karanlık geliyor. Neyse...

Günümüz güzel geçti , ama bebeklerin uyku saatleri , yapılacak işler yüzünden akşama doğru ayrıldık ve en kısa zamanda buluşmak üzere sözleştik .

Yaşasın blog anneleri, blog dostlukları :)



Şekil 1.B
Salıncagın koruma olayını çözmüş Tuniye dikkat
***

26.10.2009

Salıncak Sefası

video

Gectiğimiz cumartesi en sonunda İzmirli bloggerlardan bir kısmımız Yeliz, Hülya ve ben buluşabildik . Gayet güzel geçen bu buluşmayla ilgili daha sonra tekrar yazıp birkaç fotoda ekleyeceğim ama yine aynı gün ilk kez tek başına salıncağa binen kuzumun videosunu ekliyorum babası için . Babamız - The Evliya Çelebi - su anda şehir dışında olduğundan biraz hasret gidersin kızının görüntüleriyle:)

21.10.2009

MİM

Son 2 gündür blog aleminde dönen şu mimden bende nasibimi aldım. Hemen yazayım ve akabinde de gelenek oldugu üzere sevgili Nil’in annesi Özlemi,Duru hanımın annesi Tuğçe Sultanıda mimleyip yaldızlı davetiyeler yollayalım buradan da bloguna dönsün artık:))))

Bloguna neden bu ismi verdin?

Aslında bu sorunun cevabını temmuzdaki bir mimde cevaplamışım. Aynen alıp copy-paste yapayım.

Kuzu yada kuzucuğum aslında benim eşime hitap şeklimdi aslında. Aramıza gelecek bebekte kuzumun bebeği olacağı için öyle hitap etmeye başladım göbişime . İsmide yoktu ilk zamanlar , kuzu bebek aşağı kuzu bebek yukarı . Babam telefonda sorardı hamileyken , kuzu bebek nasıl diye :) hey gidi . Şimdi ise Ela tam bir kuzu zaten, butları yeter , şişkoooomuu:)))

Bloguna yazarken star tribiyle olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?

Çok özel bir şey yok . Bir fincan kahve biraz sessizlik aman efendim ne güzel yazılır ( sonunu uydurmamadık – erken yatarım erken kalkarım şarkısı bestesiyle uydurayım dedim olmadı.)

Yaa yaa, aklıma gelmişken ben bizim zamanımızın çocuk şarkılarının olduğu bir toplama istiyorum , hani TRT cocuk korosunun falan söylediği tarzda şeyler . Hep unutmuşum sözleri ? Elaya ne öğreteceğim ben ? Var mı böyle bir greatest hits :)

En son satın aldığın garip şey nedir?

Bögürtlen seklinde yapılmıs bir diş kaşıyıcısı

Şeker gibi olduğun anlar?

Şadide bira-kalamar keyfi yaparken.

Bebeğim keyifli ve bol kahkalı saatindeyse onu izlerken

Annişimin koynundayken

Kocam tarafından sevgi gösterilirken şeker gibiyimdir.

Arkadaşım, artık sormayın dediğin şeyler?

Üzerinde pembe kız kıyafetleri olmasına rağmen bebeğiniz erkek mi sorusu .

Aynaya bakınca gördüğün?

Son 1 yılda çoğalmaya başlayan beyazlarım ve artık boyamaya başlasam mı dürtüsü.

Kendini okutan blog dediğin?

Samimi, gerçekçi ve enformatif.

Bu blog sahibiyle karşılaşıbileceğin yerler

Şu sıralar çoğunlukla kampüste araçla talim yaparken :)

İYTE kütüphanesinde ve ofisinde

Urla Tansaş, Agora veya ikeada alışverişte , Tepe Kahvede kahvaltı yada ögle yemeğinde .

P.S. Bu arada insanın fikri neyse zikri o hesabı haboyna orda yemek burda bilmemne . Acıktım yine ben ,of offf ... Ögle yemegi zamanımda gelmiş , yavaştan hayat kaçar...

Güüünaayyddıınnnn

***
Sesimin enerjikliği sizede yansıdı değil mi? Günaydın hepinize , güzel bir gün sizin, bizim olsun :))

Bakmayın öyle enerjik olduğuma , sanmayın ki bizim kuzuda Aras kardeşi gibi sabahlara dek deliksiz uykular çekti, anneyi dinlendirdi biraz. Tam tersine , bizim kutlu gece uyanmalarımız son hızla devam ediyor.Mızmızlığımız da safhada. Anladım ki Eloş diş çıkarma olayını hep böyle sorunlu atlatacak.Burundan sümükler , poplardan pişikler eksik olmadan . Olsun , napalım , fazla uzatmadan dişlerimiz gelsin de hayırlısıyla.

Teknoloji ve fotolar bir tülü biraraya gelemiyor . Resim eklemek ofiste mümkün degil. Desk-tpta sd girecek zımbırtı yok, fotograf makinasının baglantı kabloları kimbilir nerde ? Evde ise tam tersi , lap tp iyi lakin baglantı insanı canından bezdirecek kadar yavaş. Böyle olunca yazılarım resimsiz, sizler bensiz kalıyorsunuz. Resimsiz yazı ekleyemez oldum , neyleyim .

Ctesi aylardır merakla beklediğimiz İzmirli blogger buluşmasını bekliyorum heyecanla . Umarım bu kez bir aksilik çıkmaz ve görüşebiliriz. Eloşumun yeni arkadaşları olacak, ne güzel , umarım mızmızlık yapmaz .

Bu arada 9. aya kontrolünden geçmiş veya olacak arkadaşlara bir sorum var? 9. ayda kan testi ve benzeri testler rutin olarak yapılıyor mu ? İzmirli anneler mail grubunda da tartışılıyordu, oradan esinlendim . Bu ay yine sağlık ocağında yaptırırım diyordum kontrolümü ama acaba hastaneye mi gitmeli?

Bir diger soru ise şu olacak: Ela 6. aydan beri ceğrek le baslayıp yarıma ulasan yumurta sarısına alerjik reaksiyon göstermemişti. Artık yavaştan tam sarıya geçtiğimizde vücudunda ufak kabarcıklar gördüm . Birkac gün izledim yumurta yemeyince söndüler sanki. Hiç böyle bir şey başına gelen var mı ? Yani başlangıcta alerjisi olmayan birşeye sonradan alerji geliştirmek gibi.
***

14.10.2009

Son günler-revised edition


Muhteşem ikili


Atletik Kuzu


Koltuk kenarında sıralayan kuzu

İşe başladığımdan beri ne kadar ihmal ettiğimin farkındayım blogumu . Ders secme dönemi , ögrencilere adaptasyon , yeni döneme ait planlar , boşluk buldum mu Eloş hanıma koşmalar derken günler birbirini kovalıyor işte . Farkına bile varamıyorum artık zamanın nasıl geçtiğinin.

Evdeyken gün içinde sürekli birşeyler beni dürterdi , şunuda yazmalı , bu fotoyuda yüklemeli , şöyle- böyle olmalı vs.vs . Tam bir blog-kolik olmuştum, hani durumumuda pek normal bulmuyordum ama öyleydim işte . Sanırım geçti.

Halbuki 8. ay bize mucizelerle geldi sanki.Yazacak pek çok şey var. Hani diyorlarya 1yasında bebek toddler oluyor sanki diye, Eloş şimdiden o döneme giriş yaptı gibi. Dişler 2 tane altta iyice belirginleşti. Koltuk kenarında sıralamaya , heryere tutunup kalkmaya başladı. Daha yürümeye başlamadan , dizleri koya koya mutfak katına çıkışı varki görmelisiniz. ( Kocaa 8 basamak , çok şaşırıyorum, gerçekten. Her fırsatta merdiven önü bekler olduk artık . Hele birde topidi olunca bu kadar hareketli olmasını beklemiyordum galiba .

Dün dikey perdelerimizi çekiştiriyordu mesela , yapma dedim , bilgiç bilgiç yüzüme baktı sırıtarak çekiştirmeye devam etti . Hah dedim , başladı inatlaşmalar falanda , hoşgeldinizzz:)) Neyse bir şekilde ilgisini başka bir yere çekerek kurtardık perdeleri şimdilik elinden, ama sadece şimdilik .

Gecen hafta Gülay abla ( bakıcımız) artık arasıra çişe tutabilecegimizi söyledi , hadi be sende dedim resmen kadına ve güldüm . Bak görürsün dedi . Ögle uykusundan kalkınca eger bezi çişli degilse klozete götür bak dene dedi. O yapmış ve olmuş . H.sonu evde yalnızız ve bu arada cuma ben markette görüp wc adaptörüde almıstım deneyeyim dedim ve bingo.. Çocuk resmen şırr şeklinde:))) E Hayat dedim , birazda tecrübeye kulak verde gör . Arada sırada tutarsan ilerde bezi bırakması zor olmaz dedi . E iyi dedim , madem adaptörde aldık , sen ara ara alıştırırsın artık . Bilmiyorum , tesadüfmüydü ki ? Bu konuda gelişmeleri paylaşacağım . Şahsen çok şaşırdığım bir konu .

5 gündür babamız yine yok . Gecen gün yerdeki albümde babasının resmini görüp , eliyle üzerine vurarak 4 kere baba baba dedi . Bunada şok oldum . Çünkü normalde hiç baba demez .

Ve bir ilk daha . Yine 1 haftadır falan aç oldugunda memeee - anne memeee diye ağlıyor . Tabi çok gülüyoruz bu hallerine , içim gidiyor. Süt konusunda çok bağımlıyız ve gece kalkışları konusunda tam bir yeteneksizim . Diş çıkarma döneminde kıyamadıgımdan alışkanlık oldu sanırım ,geceleri 2-3 saatte bir kalkıp memee diye aglıyor bizimki. tani fena halde kullanılıyorum zaaflarım yüzünden :)) Gece uykusu diye birsey kalmadı bende anlayacagınız . Bebekliğine geri dönmüş olduk bir anlamda . Annelik sabır işi hakkaten , bazen gece kalkışlara sinirde olsam , genel bir kıyamama psikolojiside hakim bende .

İşte böyle geliyoruz 8. ayımızın sonuna yavaş yavaş .

7.10.2009

Eloştan Dünyaya Break Break

***

Hayranlarım son günlerime ait fotoğraf isteyedursunlar , annecim benim türlü maharetlerimi gözler önüne sermek ister.
Merdiven tırmanıyor demiş annem size , inanmamışsınız , buyrun bakalım :)))))


Ama ben çok küçüğüm ,bu kadar tırmanış sonrası çok enerji kaybettim . Çikolatam,cipsim ve kekim gelsin plzzzz:)
( Anneme de verebilirsiniz , ben dolaylı yoldan alırım - kimselere kaptırmam hakkımı merak etmeyin:)) )
***

4.10.2009

Günler günlerin ardından..

Yoğun bir dönemdeyim. Okul acıldı . Bu hafta ilk kez tekrar derslere girmeye başladım. Bölümde ufaak tefek sorunlar var , ilgilenmemeye çalışıyorum . Aklım fikrim bebekte .

Bu hafta biraz kırgındık . Diş çıkarmanın yarattığı kırgınlık ve ateş , sonrasında nezle ve hafif soğuk algınlığına dönüştü . Birkacgün ilaç kullandık , şimdi gayet iyiyiz :)

8.5 aylık oldugumuz su günlerde boyumuz 71 cm . civarı , kilomuz 11.5 kg. :)))

Fiziksel olarak gayet gelişkiniz yani .

Emeklemeler cok rahat artık , sürekli koltuk kenarında , ayaga kalkmaya calısıyor . Merdivenlere gidiyor . Hatta 1 basamak cıktı bile . Ellerinden tutarsam yürüyebiliyor. Çok hareketli , kucaklarda durmuyor artık yavrukuş:)

Bazı şarkılar var , mırıldanınca kendince eşlik edip el çırpıyor , yeni keşfettim bunu çok hoşuma gitti .

Bugün İzmirde hava mis. Balıklıovaya dogru gittiğimiz fix bir balıkçımız var ŞADi. Bugün yine oradaydık, temiz hava , deniz manzarası ve deniz ürünlerinin tadını çıkardık . Bebikom ise bugün ilk kez lüfer yedi . Hem de çok sevdi . Çok sevindim buna . Tam bir Ege kızı benim kızım:)))

İşte böyle büyüyor miniko bu aralar .

30.09.2009

Diş Hediğinden


Arefe günü tespit ettiğim ilk dişi aile efradından Ispartada kimse farkedemedi, Ankarada bakalım bizimkiler farkeder mi derken kısmet babama düştü . E adettenmiş anne dışında ilk kim farkederse bebeğe hediye alırmış , bizde hediyesiz kalmadık tabi . Çok şeker ponyli bir pijama takımımız oldu.:)Anneannemiz ve Funda teyzemizden de hediyeler aldık. Bugdayımız aile dostumuz Gülşen abla tarafndan , börek pogacalar abimin eşi Fundadan , diş figürü süslü kek ise benim elimden cıktı efenim :)) Hepsini güle oynaya afiyetle hüplettik . Kuzucuk sana teşekkür ederiz vesile olduğun için :)

Meslek Oyunu oynadık . Yere Deodorant, kalem, kitap, steteskop, peluş, oyuncak gitar koyduk . Elayı yere koyar koymaz direkman deodoranta doğru ilerledi ve tek hamlede kaptı.Pek süslü olacagına karar verdik . Kuzeni Andac ablası bu secimden hoşlanmayıp deoyu elinden kapınca bizimki bu kez kaleme sarıldı . Ek secilen kalem olunca evde alkışta koptu tabi. Eli kalem tutan , okuyan -yazan ( ama süsüde eksik olmayan ) bir kız olacak kendileri sanırsam :)))

Eheheh , yine herzamanki gibi geleneğimizden görenegimizden de eksik kalmadan bir anı daha yaşattık kendimize . Güzel bir gün oldu . Babamız ertesi gün gelebildiğinden diş buğdayından tatmak ve kızının meslek secimini videodan izlemek durumunda kaldı :) Napalım kader , sende gezme bu kadar bakalım kocacım der ve mesajımı iletirimm kendisine buradan:))))Zuhahahah...

28.09.2009

Bayram Şekeri



Uzunnn cok uzun zaman olmuş yine yazmayalı . Bayram dolayısıyla evimizden , birazda teknolojiden uzak kaldık . Dolayısıyla bu arada olan önemli gelişmeleri kayıt altına alamadık .

Arefe günü Isparta yolunda Eloşu oyalamaya calışırken , eline biraz oyalansın dişleri kaşısın diye incir tutuşturdum .Tüm gücüyle meyveye asıldığını biliyordum ama yırtacağı aklıma gelmemişti . Birkaçgündür şişen dişetleri dolayısıyla olsa gerek elimi hiçbirşekilde agzına sokturtmuyordu . Neyse , velhasıl incirin içini dışarda görünce cancankızın dişini patlattığını anladık . Yupppiieee . İlk dişimiz için 8 ay bekledik . Çok mutluyum .3-4 gün sonra 2. dişide göründü , yalnız bunu çıkarırken çok sıkıntı yaptı . Mesela yanagı kıpkırmızı oldu , biri kırmızı bir yanagı beyaz . Bir yanak sıcak diğeri soğuk. İlk etapta acaba farkında olmadan bir yere mi çarptı , bişey mi oldu dedim . Yanakta kızarıklık olarak google da taradım .Bu da diş çıkarmaya paralel gelişmelerden biri imiş. Neyse , içim rahatladı en azından , lakin bebegin gecesi ateşli ve her saat başı uyanmalı geçti . Calpol kullandık tabi .

Bayram güzeldi , İlk harclıklar alındı , hem Isparta hem Ankarada büyükler ziyaret edildi . Diş buğdayımızıda yaptık aile arasında , hediyeler falan . Pek güzeldi . Burada çıkarsaydı muhtemelen yapamayacaktık , iyi denk geldi. Bunlara ait resimleri bir sonraki posta bırakacagım .

Yukardaki resim ise bayramdan . Resim yaptırmak üzere stüdyoya gitmişken , bayram dolayısıyla bebegiyle gelen giden resim çektiren insanlardan etkilenip , biranda verdiğimiz kararla Eloş hanımı spotlar altına aldık:)) İyikide çektirmişiz , harika oldular . Bu resim şu anda masa üstü arka planım olarakta bilgisayarımı süslemekte .

Bugün aklım hep küçük fındığımda , biraz ateşlenmiş yine ,burun fık-fık , diş etkisi tüm hızıyla devam ediyor, bizim için sıkıntılı geçiyor malesef . Yinede keyfi yerinde oyun oynayacak birilerini buldukça çok mutlu yavrukuş .

16.09.2009

Fotolardan bir kuple

Havaalanı güzeli


Duru Hanımla Eloş

Divanda yemek öncesi henüz mutlu zamanlarımız:)


Kahvaltıda mızmız kuzu


Babamız Ortaköy pazarda Eloş için oyuncak secerken


Aşklarummm


Aşkummmm


Pek meşhurdur benim kafa yatık fotolarım :)
Manzaraya laf yok ama...

15.09.2009

İstanbul Dönüşü

Üzerime ölü toprağımı serptiler nedir , blog yazasım gelmiyor bu ara . Hani herkese oluyor zaten de , banada ugrayacagını düşünmemiştim bu hissin.Yazayım dedim , cuma gene yollardayız , bayram telaşesi falan derken yazmaya vaktim olamayacak eminim.

Malum dedim ya 9 eylül evlilik yıldönümü şerefine alınan biletler sel felaketinden tamda 2 gün önce alınmış . İnternetten hava durumu sürekli check halinde , aman cumaya ctesiye acar nasılsa deyip iptalde ettirmedik . Zaten derslerim başladıktan sonra sanmıyorumki bir süre popomuzu buralardan kaldırmak nasip olsun. O yüzden persembe sabahı 5.30 kalkış düdğüyle büyük maraton başladı. Eloşu zorla uyandırdım tabi . Gezi şerefine aldığımız baston pusetimizide yüklendik , bavullarımız , havaalanındayız. Benim yorgunluğa inat Eloş gayet enerjik gelene gidene gülücükler atıyor. Wc de son bir BEZ CHECK yaptıktan sonra uçağa bindik . En ön cam kenarı , daracık bir yer . Bebek kucakta gidiyormusuz . Bilmiyordum , o yüzden anakucagını yanımıza almıştım, kaldırdık sonra . Bebek kemeri denen birşey taktık anne kemerine monteli . Neyseki bebegin hareket özgürlüğünü kısıtlayan birşey değil . Uçak kalkarken emzirmek gerektiğini daha önce bloglardan öğrenmiştim , aynen uyguladım. Hosteslerin asla ve asla herhangi bir uyarısı veya bebegimiz var diye özel ilgi ve ihtimamı olmadı doğrusu . Bu anlamda hayal kırıklığına uğradım . Netekim dönüşte arkamdaki bebek çok ağladı , belkide annenin böyle bir öneriye ihtiyacı vardı, yapılmadı . Yani pegasus = tumbs down .Zaten pek cok hostes bebekli yolcudan , anakucaklarından falan nefret edermiş . Öğrenmiş olduk . Çok şükür ki çocuğum meme lover olarak giderkende dönerkende sorun cıkarmadı, emzire emzire gittik-geldik :)

İlk gün babamız konferansına biz Tugce ve Duruyla buluşmaya . Akşama kadar beraberdik , geçen sefer burada fazla vakit geçirmediğimiz için üzülmüştüm, bu kez ferah ferah görüştük sayılır, gerci saatler hızlı aktı yine ama . Ctesi tekrar görüşmek üzere sözleştik .

Cuma Pier Loti - Santral İstanbul planları hava şartlarından dolayı yattı. Üstelik havada yoğun bir sıkıntı vardı , rahatsız edici , günün ilk yarısını uyuyarak, diğer yarısını Gebzeden Nişantaşı- Ortaköye ulaşmak için kullanmak durumunda kaldık. Ortaköyünse tam göbeginde kaldık , müthiş güzel bir yerde kaldık , akşam yemeğimiz ise Kuruçeşme Divandaydı . Tam bir ramazan treat diyelim . Süslendim , püslendim şıkır şıkır , Elayı yedirdim . İftara az vakit kala ordayız . Allahtan restoranda kimse yoktu , çünkü Ela sağolsun 19.30 da bir başladı uyuyana dek hiç bitmedi vızıltısı . Ne yediğimden ne içtiğimden bir şey anladım , yemekteki sohbete katılmak ne mümkün . Sanırım Ela'nın diş kaşıntısı azdı o sıra . Divanda garsondan soğan isteyen tipler :))))) Milleti seferber ettik ama uyuyana kadar susmadı . Neyse , allahtan sevimliliğinden kurtarıyor kerata da kimse kızamıyor. Gec vakitte eve geldik , sabaha karsı Ortaköy camiinden gelen ezanla irkildim , Eloş ise korktu sanırım , ağladı biraz . Tekrar emzirip uyuttum. Sabah Ortaköy Kahvesinde muhteşem bir kahvaltı ( o sırada Elayı arkadasımıza sattık ) , tezgahlar arasında dolaşma derken öğleni bulduk.( bu arada ortaköy tezgahlarında çok şirin tahta oyuncaklar , babet bebe patikleri bulabilirsiniz, harika şeyler var ). Sonrasında Kadiköye geçiş.

Kiraz Dorit Yas, Duru ve Tuğçem le buluştuk . Özgür Anneyle Eloş sağanağa tutulup gelemediler :(( Üzüldük ama ısrarcıda olamadık artık . Güzel bir yemek ve çocuklardan kalan zaman arasında 2 lafın belini kırmaya çalıştık. Kirazlar erken kalkınca Tugceyle bagdat caddesinde mini tur attık , bebeklerin kutsal mekanı mothercare tavaf edildi , sonra tchiboda kahveler içilip cheese cakeler mideye indirildi . Akşamıda ettik zaten . Sonrasında Durular evine biz benim üniversiteden ev arkadaşım İreme yollandık . İrem evlendikten sonra ailecek görüşme fırsatımız olmamıştı , bebeğide ilk kez görüyorlardı zaten . Akşam onlarda kaldık , konusacak çok sey birikmiş zaten . Yedik içtik , bol muhabbet ettik , sabahta beraberdik . Çookk iyi geldi bu buluşma bana , özlemişim canım arkadaşımı. Anneannesine gittik sonrada.Onuda pek severim , okurken ögrenci evimize sık sık gelir , bize bakardı , tatlı tonton bir teyze . Neyse ,onuda gördük velhasıl, çokta iyi oldu . Resimlerde cektik ama dün makinaya aktarırken duble hata yapıp hem ogüne hem bebeler buluşması resimlerinin kaybolmasına sebebiyet verdim :(( Birde ona sinirim bozuldu dün yok yere.
Sonrada Gebzede dayılara ve Mehmetlere ugradık . Oradan Sabiha Gökçene .
Ve evimizdeyiz.

Yazarken ben bile yoruldum inanın , bebekle orada oraya , valla yine iyi dayanıyor Eloş bizim tempomuza. Garibim doğduğundan beri geziyor . Şimdiise cumaya Isparta- Şarkikaraagac-Ankara-İzmir hattı .Ankarada Özlemle buluşmayı umuyoruz .Dönünce İzmirde İzmirli bloggerlar buluşacağız inşallah . Herkesleri gördük , burnumuzun dibindeki arkadaşlarımızla görüşemedik bir türlü . Arca ve Tunişle tez zamanda tanışıla artık :)))

7.09.2009

Yorgunum Huleyynnn


Elanın gece uykularıyla başım dertte . Bir süredir gecede 1 kez kalkan yavrum 2-3 kez kalkıyor ve her defasında emmek istiyordu. Post yazmadığım hafta boyunca bu kalkışlar daha da arrtı ve dün gece zirveye ulaştı bizim evde de. Tam 8 kez evet 8 kez uyandı . Ben zaten birkac gecedir Elanın odasına kamp kurmuş gibiyim . Gecenin yarısını kendi odamda geciriyor ve bu arada 3-4 kez gidip geliyor, gece 4 ten sabaha dek onu odasında kah cekyatta kah yerdeki minderlerin üstünde sürünüyorum . Halim çok vahim .

O kadar Tracy abla okumusum , kadının gönlü hoşolsun ve bizim obez kilolara kilo katmasın diye gece emzirmemeye , veya 3 te emzirip sabaha dek öyle idare etmeye calısıyorumki ne mümkün ? Her seferinde sanki ayagına basmışız gibi acı acı aglıyor , ne yatır-kaldır , ne pış pışlar kar ediyor . 2-3 gündür agzına parmagımı sokamıyorum , direk ağlıyor. Dün gece ilk kez tahıllısınıda yemedi , agladı . Onun yerine meme verince sakinledi. Bir yandan dişleride kaşıyor o esnada sanırım . Yani artık patlattı patlatacak diye gün sayıyorum , öyle yorgunumki , masamın üstüne başımı koyup gidebilirim şu an .Bu yorgunluğa işe gelmekse hiç çekilmiyor.

Evlilik yıldönünümüz sebebiyle kocacım bana bir jest yapıp bizi İstanbula götürmeye karar verdi . Çok heyecanlıyım , bebekle ilk uçak yolculuğu nasıl olacak ? Birde bu diş durumları çıktı . Zamanlama doğru mu oldu bilmiyorum , ama gideceğiz. Umarım 2-3 gün içinde sıkıntımız hafifler biraz.Biraz benimde değişikliğe ihtiyacım var . İstanbula gitmeyeli epey oldu .Duruyu Elayı özledik , Doritlede tanışmayı umuyoruz . Bakalım bakalım :)))

2.09.2009

Kuzu işbaşında



Ela hanım emeklemeye başlar başlamaz saldıray pozisyonuna geçti. Bilgisayarın kabloları çekiliyor , ulaşabilme ihtimali olan yerlere el atılıyor artık. Tel sarar yapmayıda öğrendi .Bugün ellerimden destek alıp kalkmaya başladı. El çırpıyor bide. Allahım resmen 2-3 günde bir yeni beceriler kazanmaya başladı. Gerçektende hızlı bir değişim dönemine girdi sanki. Şaşkınlık içindeyim.

Yarın ilk işim mecburen şekil A'da görünen sehpayı kaldırmak olacak. Sonrada bilgisayarı şu an bulunduğu yersen kaldıracağım. Kabloyu daha hızlı çekerde üzerine düşürürse mazallah...

Bir Fikir

Hem katı gıdalara gecmek hemde çalışmaya başlıyor olmak , zaman zaman miktar olarak fazla yaptıgım bebek yemeklerini stoklamaya itti beni. Daha öncede Özgür Anne kıymaları küçük toplar halinde sakladıgını ve gerektiğinde büyük parca kıyma cözdürmediğini ve Ela için bunları kullandıgımnı söylemişti.



Gecen gün Ela için birkac kez cekilmiş yagsız kıymasını buz kalıbına koyup dondurma fikri belirdi kafamda. Özgürün fikrine pek yakın. Sonuç hoşuma gidince gecengün fazladan yaptıgım sebze corbasını ve daha sonrada sagdıgım sütleri bu sekilde dondurmaya karar verdim . Sabah kahvaltı maması için birkac küp yeterli olabilir mesela . Dondurdugum 150-200 ml.lik sütleri çözdürmeye lüzum kalmayacak böylece az miktarlar için . Paylaşayım istedim.

***

Üçkağıtçı Eloşu bugün biberonundan kana kana su içerken gördüm öğlen vakti eve geldiğimde . Demek ki istediği zaman biberondan içebiliyor . Yani bana yaptıgı tamamen tepkisel . Hala sütü biberondan almayı red ediyor çünkü.