15.09.2009

İstanbul Dönüşü

Üzerime ölü toprağımı serptiler nedir , blog yazasım gelmiyor bu ara . Hani herkese oluyor zaten de , banada ugrayacagını düşünmemiştim bu hissin.Yazayım dedim , cuma gene yollardayız , bayram telaşesi falan derken yazmaya vaktim olamayacak eminim.

Malum dedim ya 9 eylül evlilik yıldönümü şerefine alınan biletler sel felaketinden tamda 2 gün önce alınmış . İnternetten hava durumu sürekli check halinde , aman cumaya ctesiye acar nasılsa deyip iptalde ettirmedik . Zaten derslerim başladıktan sonra sanmıyorumki bir süre popomuzu buralardan kaldırmak nasip olsun. O yüzden persembe sabahı 5.30 kalkış düdğüyle büyük maraton başladı. Eloşu zorla uyandırdım tabi . Gezi şerefine aldığımız baston pusetimizide yüklendik , bavullarımız , havaalanındayız. Benim yorgunluğa inat Eloş gayet enerjik gelene gidene gülücükler atıyor. Wc de son bir BEZ CHECK yaptıktan sonra uçağa bindik . En ön cam kenarı , daracık bir yer . Bebek kucakta gidiyormusuz . Bilmiyordum , o yüzden anakucagını yanımıza almıştım, kaldırdık sonra . Bebek kemeri denen birşey taktık anne kemerine monteli . Neyseki bebegin hareket özgürlüğünü kısıtlayan birşey değil . Uçak kalkarken emzirmek gerektiğini daha önce bloglardan öğrenmiştim , aynen uyguladım. Hosteslerin asla ve asla herhangi bir uyarısı veya bebegimiz var diye özel ilgi ve ihtimamı olmadı doğrusu . Bu anlamda hayal kırıklığına uğradım . Netekim dönüşte arkamdaki bebek çok ağladı , belkide annenin böyle bir öneriye ihtiyacı vardı, yapılmadı . Yani pegasus = tumbs down .Zaten pek cok hostes bebekli yolcudan , anakucaklarından falan nefret edermiş . Öğrenmiş olduk . Çok şükür ki çocuğum meme lover olarak giderkende dönerkende sorun cıkarmadı, emzire emzire gittik-geldik :)

İlk gün babamız konferansına biz Tugce ve Duruyla buluşmaya . Akşama kadar beraberdik , geçen sefer burada fazla vakit geçirmediğimiz için üzülmüştüm, bu kez ferah ferah görüştük sayılır, gerci saatler hızlı aktı yine ama . Ctesi tekrar görüşmek üzere sözleştik .

Cuma Pier Loti - Santral İstanbul planları hava şartlarından dolayı yattı. Üstelik havada yoğun bir sıkıntı vardı , rahatsız edici , günün ilk yarısını uyuyarak, diğer yarısını Gebzeden Nişantaşı- Ortaköye ulaşmak için kullanmak durumunda kaldık. Ortaköyünse tam göbeginde kaldık , müthiş güzel bir yerde kaldık , akşam yemeğimiz ise Kuruçeşme Divandaydı . Tam bir ramazan treat diyelim . Süslendim , püslendim şıkır şıkır , Elayı yedirdim . İftara az vakit kala ordayız . Allahtan restoranda kimse yoktu , çünkü Ela sağolsun 19.30 da bir başladı uyuyana dek hiç bitmedi vızıltısı . Ne yediğimden ne içtiğimden bir şey anladım , yemekteki sohbete katılmak ne mümkün . Sanırım Ela'nın diş kaşıntısı azdı o sıra . Divanda garsondan soğan isteyen tipler :))))) Milleti seferber ettik ama uyuyana kadar susmadı . Neyse , allahtan sevimliliğinden kurtarıyor kerata da kimse kızamıyor. Gec vakitte eve geldik , sabaha karsı Ortaköy camiinden gelen ezanla irkildim , Eloş ise korktu sanırım , ağladı biraz . Tekrar emzirip uyuttum. Sabah Ortaköy Kahvesinde muhteşem bir kahvaltı ( o sırada Elayı arkadasımıza sattık ) , tezgahlar arasında dolaşma derken öğleni bulduk.( bu arada ortaköy tezgahlarında çok şirin tahta oyuncaklar , babet bebe patikleri bulabilirsiniz, harika şeyler var ). Sonrasında Kadiköye geçiş.

Kiraz Dorit Yas, Duru ve Tuğçem le buluştuk . Özgür Anneyle Eloş sağanağa tutulup gelemediler :(( Üzüldük ama ısrarcıda olamadık artık . Güzel bir yemek ve çocuklardan kalan zaman arasında 2 lafın belini kırmaya çalıştık. Kirazlar erken kalkınca Tugceyle bagdat caddesinde mini tur attık , bebeklerin kutsal mekanı mothercare tavaf edildi , sonra tchiboda kahveler içilip cheese cakeler mideye indirildi . Akşamıda ettik zaten . Sonrasında Durular evine biz benim üniversiteden ev arkadaşım İreme yollandık . İrem evlendikten sonra ailecek görüşme fırsatımız olmamıştı , bebeğide ilk kez görüyorlardı zaten . Akşam onlarda kaldık , konusacak çok sey birikmiş zaten . Yedik içtik , bol muhabbet ettik , sabahta beraberdik . Çookk iyi geldi bu buluşma bana , özlemişim canım arkadaşımı. Anneannesine gittik sonrada.Onuda pek severim , okurken ögrenci evimize sık sık gelir , bize bakardı , tatlı tonton bir teyze . Neyse ,onuda gördük velhasıl, çokta iyi oldu . Resimlerde cektik ama dün makinaya aktarırken duble hata yapıp hem ogüne hem bebeler buluşması resimlerinin kaybolmasına sebebiyet verdim :(( Birde ona sinirim bozuldu dün yok yere.
Sonrada Gebzede dayılara ve Mehmetlere ugradık . Oradan Sabiha Gökçene .
Ve evimizdeyiz.

Yazarken ben bile yoruldum inanın , bebekle orada oraya , valla yine iyi dayanıyor Eloş bizim tempomuza. Garibim doğduğundan beri geziyor . Şimdiise cumaya Isparta- Şarkikaraagac-Ankara-İzmir hattı .Ankarada Özlemle buluşmayı umuyoruz .Dönünce İzmirde İzmirli bloggerlar buluşacağız inşallah . Herkesleri gördük , burnumuzun dibindeki arkadaşlarımızla görüşemedik bir türlü . Arca ve Tunişle tez zamanda tanışıla artık :)))

2 yorum:

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

burnunu dibi canım evet.
hani foto diye sorarım bi de

dağlar kızı dedi ki...

Oyyyy pek güzelmiş. Keşke bilseydim Ortaköy'e geldiğinizi. Benim işyerim orda. Uğrardım, hem tanışmış olurduk, hem Eloş'u görürdüm. Tatlı melek:)
Bir dahaki sefere inşallah. Hem o zaman benim Eloş, senin Eloş'la tanışmış olur:)