27.09.2012

Yeni dönem

Bizim uzun tatil eylüle sarkınca Eloşumda 3. haftasında okula başlamış oldu. Yeni ögretmen, yeni arkadaslar, bol kırtasiye alışverişi , mini vukuatlar seklinde .

İlk gün saat 3 te kızı almaya gittiğimde yerde sınıfında yere oturmus salya sümük aglarken buldum. Bir arkadası sacını cekmiş , hemen yanlarında baska bir cocuk Ege diye bir cocugun sacını cektiğini, yaramalık yaptıgını söyledi. Abartmamaya calıstım , gözünün yasını silip eksik kırtasiyeleri etiketlemeye yönlendirdim kendisini, sonrada ögretmeniyle esyaları sınıftaki dolabına yerleştirdik ve böylece atlattık. Ögretmeninle ilk günden bu tür konulara girmeyelim diye geciştirdim.

Bu sabah okula gitmek istemiyorum diye mızmızlanmaya başladı çıkarken. Derdini sorduk. Ege ona kötü davranıyormuş. Okula gidince ögretmenine bir cıtlatayım meseleyi dedim , cagırdım kadını. Durumu anlattım , cocugumun hırpalanmasını istemediğimi söyledim. Öğretmen "merak etmeyin , durum kontrol altında" falan deyip biraz rahatlatsa diye bakarken , savunmaya geçti. Elanında cok masum olmadıgını , ona karsılık verdiğini söyledi . Bu hafta ikisi arasında sürekli bir cekişme ( oyuncak kavgası sanırım) oldugunu , her zaman müdahale etmediğini, çocukların kendi aralarında sorun çözümleme yoluna gitmesi gerektiği fasa fiso .. ( iç ses : bizimkisi yesin dayagı , otursun pop asagı ne güzel ) . Velhasıl tatminde olmadım , içimde hiç rahatlamadı. Çocuğuma zarar gelmesini istemediğimi, durumu kontrol altında tutmasını rica ederek ayrıldım okuldan.

Akşam yatmaya yakın yatakta günü konusuyoruz, Yine Egenin ona kötü davrandıgından bahsetti , baska kızlara da kötü davranıyor, saçlarını çekiyor dedi. Uzak dur diyebildim , başka çocuklarla oyna o zaman , belki daha sonra iyi arkadaş olursunuz dedim. Ama o benim yanıma hep geliyor annee diyor .

Kısacası işimiz var bu Ege'yle anlaşıldı.
Birde geç başlamanın dezavantajı olsa gerek , hiç arkadaşım yok falan diyor . Abartıyor mudur acaba , yoksa diğer çocuklar bunu oyunlarına mı almıyor ? Merak içindeyim. Umarım en kısa zamanda kendine birkaç kanka edinir sınıftan da bende rahatlarım biraz . Bu ara yürek pır pır hep ..

Ne zormuş bu okul işleri.

24.09.2012

İtalya'ya giderseniz

Hele de Roma'ya , Trastevere de gece yaptıgınız yürüyüş sonrası Casetta di Trastevere denen restorana gidin , benim için bol rokalı bir pizza , ev sarabı götürün , üstüne dünyanın en lezzetli tiramisusundan tatmayı unutmayın. Tabi yer bulursanız .

Piazza de Renzi 31/a 00153 Roma

Nokta atısı diyorum , bak atlamayın diyorum , ona göre :)))

Nereden mi cıktı . Birincisi 10 gün önce döndüğümüz gezimizin notlarını ufak ufak kaydetme ihtiyacı , ikincisi az önce cüzdanı temizlerken atmak üzere oldugum faturadan . Bakıyorumda pizzalar 4-5 euro ( dilim degil , bildiğin pizza ) , 1 lt koca saraba 8 euro , tiramisu 4 euro .. Yediğimiz lezzete göre epey ekonomik.

Burdaki pizza deneyiminden sonra Tr de hiçbir pizzayı begenecegimi sanmıyorum desem abartmıs olmam gercekten . Yiyin gari ...




7.09.2012

Yaygan çanta alar mısın ?

Evet evet aynen bunu söyledi dün bana cüce.

Pazar günü evilik yıldönümümüz , Gültekinin haftaya haftaiçi Milano'da gerceklesecek toplantısınıda fırsat bilip , entegre oldum bu seyahate . Ucus günümüzün tamda evlilik yıldönümüne denk gelmesi hoş bir tesadüf oldu , Romada romantik bir akşam yemeği fikri hakikaten çok cazip . Bu arada serde kuzudan 5 gün kadar ayrı kalmak var.

Japonya eğitimimi saymazsak 2 seneden sonra ilk kez bu kadar ayrı kalacagız. Hem,  o zaman babası yanındaydı en azından , bu kez ikimizde yokuz. Anneme bırakmayı planladık , umuyorum sıkıntısız bir şekilde atlatırız haftayı. Annemle senede 3-4 kez görüşebilselerde beraber çok iyi vakit geçirebildiklerinden , açıkçası çok güveniyorum ona .

Neyse , bu sürecten eli boş dönmek olmaz , şimdiden işliyorum kuzuya birkaç gün ayrı kalacağımızı , dönüşte isterse ona güzel bir hediye alabileceğimizi falan . Önce DVD istedi benden. sonra vazgecip " bana Yaygan çanta alar mısın anne , hemde Winxli ?" deyiverdi. Şu sıralar izmirli anneler platformunda pek konuşulan bir konu sezon itibarıyle çantalar , o yüzden kulak markaya aşina tabi ama , reklamını hiç görmemiştim . halada görmedim aslında , nasıl bir model istediği hakkında fikrim yok , şööle şööle oluyor diye birde el hareketleriyle gösteriyor ne gördüyse TV de artık. Ben ilk önce dumur oldum , sonra bastım kahkayı tabi. Alırım almam orasını bilemem ama Yaygan çantayı satış-pazarlama açısından kutlayayım burdan , reklamlarınız 3,5 yaşındaki bir anaokulu öğrencisini bile etkileyecek kadar başarılı demek ki.

Of off işim var benim bu kızla işim :))) Lisede falan öttürür beni şerefsizim...

16.08.2012

Bayram Öncesi



Resim bu sabah okulunun önündeki bahcede cekilmiş babası tarafından.
Çok şirin buldum , dayanamayıp ekledim hemen .

Yeni okula başlayalı 1 ay oldu . Sandığımdan daha çabuk adapte olsa da sanırım sınıftaki arkadaşlarının çoğunu çok benimseyemedi. zaman zaman eski kreşinde ki arkadaşlarından bahsediyor , oraya da gitmek istiyor ama paramızla rezil olduğumuzu düşündüğüm şimdiki kuruma göre görece daha lüks eski kreşimize dönmek gibi bir niyetim yok dogrusu .

Devlet disiplini biraz bize iyi geldi . Evde de fazla kuralcı olmayan tutumuz dolayısıyla biraz ceki düzen verilmesi gerekiyordu durumuna . Hem sonra yeme alışkanlıklarımızda büyük değişiklik var ki ben buna çok seviniyorum . Eski kreşteki kurabiye kek puding  agırlıklı ara ögünler , listesinde sadece haftada 1 meyve bulunan listeye nazaran şimdiki okulun yeme listesi gözüme daha basit , ev tipi ve ona daha uygun gibi görünüyor . Üstelik evde agzına sebze koymayan kızımın okulda türlü ,bezelye, fasulye gibi yemekleri yemeye başladığını öğrendim . Hatta geçen gün evde biz fasulye yerken masaya kurulup , yemek istediğini söyledi. "Hmmm çok güzelmiş , ben sebzeyi çok severim , sebze çok yararlı " demeye başladı . Pek tabi bendeki his "Ağlamak istiyorum sayın seyirciler " hissiyatı ile aynıydı . Halen sebze yemeye devam , ayrıca yazın bol bol cekirdeksiz üzüm , kayısı gibi meyveleri bol bol , tüketmeye devam ediyor . Diğer kreşteki yeme düzenine göre çok daha sağlıklı beslneir oldu . Çok çok mutluyum .

Onun dışında da keyfi çok yerinde , yaz okulu süresince öğretmeni ile de iyi anlaştı , lakin 10 eylülden itibaren ögretmeni kendi okuluna dönecek ,sınıflar kendi yaş gruplarına göre tekrar düzenlenecek , yeni öğretmene alışma süreci başlayacak. Umarım işinde tecrübeli, sevgi dolu bir öğretmenle devam edebiliriz . Ve tabi sınıf mevcutları bakalım nasıl olacak . 15 kişiyi geçmeyecek gibi bir duyum almıstık ama okulu duyan geliyormus . Kuraya kalabiliriz , ya da mevcutlar biraz artırılabilir belki. Bilemiyorum . bende merakla bekliyorum yeni dönemi , az kaldı.

Maddi avantajdan bahsetmiyorum bile , şimdiki okula neredeyse 4 te 1 fiyatını ödüyoruz öncekinin. Epey rahatlattı bizi açıkçası .

Şimdi önümüzde bayram var , Ispartaya  babaanne dede yanına gidiyoruz , döndükten sonra bir seminerim olacak , hiç hazırlık yapmaya fırsatımın olmadıgı , oda aradan cıksın , tatil moduna ancak girebilecegim . ) Eylülde yıldönümü hediyem İtalya gezisi geliyor ve Eloş ilk kez bizden 5 gece ayrı kalacak . Önemli bir sınav bizim için . Hemde endişe verici , bakalım nasıl atlatacagız süreci , dönüşte biraz Ankara'da anne kucağı ve hemen ertesi dönem başlıyor zaten . Yaz okulu epey yogun gecti ve çokça vaktimi aldı . Pek dinlenme fırsatım olmayacak gibi ama İtalya olayı bana iyi gelecektir diyorum .

Hal böyleyken böyle.

Okuyan herkese , sevgi dolu geçecek , mutlu bir bayram diyorum .


29.07.2012

Ama pop'un yok

Pop muhabbetini hatırlar mısınız bilmem , benim pop yani boyun bölgemdeki et beni ile bizim kuzunun samimiyetini gecmiş postlarımdan birinde anlatmıstım . Özellikle emzirmeyi kestikten sonra bizim pop Eloşun uyku propu, canı acıyınca sakinleşmek için bazende anneyle samimi bir ilişki kurmak isteyişinin simgesi oldu adeta . El hemen popta , ya da her aksam uykuya dalmadan mutlaka dokunur , bir süre el boyun bölgesinde dolasır falan. 
Gecenlerde elinde bir yara bandı, pop üşümüş diye yapıstırmaya calısıyor. Baska bir gün aşka  gelip ben anneyi seviyorum , popuda seviyorum diyor vs..:)))

Bugün nerden bulduysa 20 li yaslara ait bir foto bulmuş gelmiş. Anne bu kimmm? diye sordu. Benim annem dedim. Hayıy bu sen degilsin . neden dedim. Burda annenin popu yok .. Biz Gültekle önce dumur olup sonra gülmeye başladık tabi. Kısacası ikna olmadı o resimdekinin annesi olduğuna.

Hafta sonunu evde geçirdik , sıcak , biraz babacıgın tembellik etmek istemesi derken bol TV li ve ev aktiviteli bir gün oldu. Gültekinde , aslında bende hafta içi yogun gecirdiğimizden , dünde oruc tutmak istemesinden kelli , gündüz cıkmadık. Aksam Çeşmealtına dondurma yemeye ve pazar gezmeye gittik . Bugünse full evde olunca canımız sıkıldı tabi. Ela 3 gündür sagolsun Alvin ve sincapları defalarca segrederek ve bizide buna maruz bırakarak bay getirdi. Ama bu film bastan sonra segrettiği ve ilgsinin dagılmadıgı ilk film olarak tarihimize gecti. Suluboya yaptık. Balonları angry birds seklinde boyadık. Cupcake yaptık ki , en cokta hamuru yalamak ve üzerini yıldız sekerli toppingle süslemek konusunda hevesliydi kendileri . Zaten kendi teklif etti yapalım diye . Aslında uzun zamandır anne-kız başbaşa birşeyler yapmamışız , iyide oldu .