22.12.2012
Kabuklu elma
Bizim evde kışın en çok yenen meyva elmadır . Kocam sagolsun , her aksam üşenmeden dolaptan birkac elma , portakal vs . alır , elleriyle soyar bizim fındıkla oturur yerler. Bogazına takılmasın diye kabuksuz vermeye alışmışız zamanında, öyle de devam etmişiz .
Bugün , anne öğretmenim bize elma verdi diyerek çantasını açtı, elmayı bana verdi , ikiye bölmemi buyurdu. Kabuklu yiyeceğim dedi. Ögretmeni öyle söylemiş , vücudumuza daha yararlıymış dedi. Ulen sıpa , biz desek hayatta sallamazsın . Öğretmen diyince akan sular duruyor .
Evet evet , kıskanmış olabilirim
7.12.2012
Cin Ali
Evde hiç resim yapmıyor , bazen zoraki iki karalama , son derece sınırsız boyama yapıyordu . Aslında itiraf edeyim , yasıtları döktürüken bizimkinin neden Cin Alimsi bile çiziktiremediği hususu kafamı kurcalamaya başlamıştı ki , bu resim çıkageldi.
Amannn bendeki nasıl bir sevinç , nasıl bir mutluluk , hemen instagrama , facebooka falan yükleyip cümle aleme duyurdum . Sanırsın çocuk resimle ilgili bir yetenek sınavını kazandı. Üstelik hatun " Artık gülen ağız çizebiliyorum anneee" diyerek birde eseri hakkında beyanatta bulundu .
Bende siz değerli izleyicilerimle paylaşayım dedim sevincimi :))
Amannn bendeki nasıl bir sevinç , nasıl bir mutluluk , hemen instagrama , facebooka falan yükleyip cümle aleme duyurdum . Sanırsın çocuk resimle ilgili bir yetenek sınavını kazandı. Üstelik hatun " Artık gülen ağız çizebiliyorum anneee" diyerek birde eseri hakkında beyanatta bulundu .
Bende siz değerli izleyicilerimle paylaşayım dedim sevincimi :))
3.12.2012
Çocuklarda Uçuk( Herpes)

Son zamanlarda saglık ile basımız epeyce dertte. 1 ayı geckin bir süredir üstümüzden atamadıgımız üst solunum yolu hastalıgımız ve sürekli antibiyotik kullanımı, gece öksürük nöbeti ve geniz akıntıları derken ne Eloş ne bende moral kalmadı. İkimizde okula bol bol devamsızlık yaptık. 2 hafta içinde sadece 1 kez gittiği okul gününün( carsambaydı sanırım) akşamı yüznde minicik bir kırmızı leke hasıl oldu . Pek anlamlandıramadım. Babamız da sehir dısında oldugundan , gelir gelmez KBB ye gideriz diye düşünüyorduk bogaz enfeksiyonumuz için , ama bu arada saglık ocagından dr. tavsiyesi ile ekimden beri 4. kez antibiyotik tedavimize devam ediyorduk.
Ctesi baba geldiğinde yüzündeki yara 2 tane olmus ve hafif sulanmaya ve yüzeyi büyümeye baslamıstı. Su çiçeğinden şüphelendim . Hemen Urladaki Ada hastahanesinin aciline gittik. Dr. ptesi cildiyeye gitmemizi söyledi. Su çiçeği olmadığını söyledi ama benim içim içimi yiyordu , herhangi bir tedavide önermedi zaten kendisi.
Ptesi Şifa hastahanesinin cocuk hastalıkları bölümündeydik bu kez . Bu arada vakit gectikce ccugun yüzündeki yaralar atlamaya ve burnunun içinde yayılmaya başlamıştı. 4 tane olmustu . Elada acıdıgını söylüyordu . Neyse.. Dr kendinden son derece emin , bunun herpes oldugunu , bagısıklık siteminin cökmesinden dolayı böyle bir virüsün yerleşip cocugu bu hale getrdiğini söyledi. İşin kötüsü bundan sonra her bagısıklıgı zayıfladıgında yine cıkabilirmiş . Çok çok üzüldüm . Okula gitmemesinide söyledi tabi.
Okuldan mecburen izin aldım ve gecen haftayaı beraber evimizde gecirdik . Yaraları baticonla temizleyip bir süre bekledikten sonra üzerine zovirax sürmemiz istendi . Ben ara ara teramycn de sürdüm ek olarak .
Şu anda durumu fena değil . Bugün okuluna gitti uzun aradan sonra , normal rutinimize dönmeye çalışıyoruz , antibiyotiğe devam demişti çocuk hastalıkları uzmanı , onuda bitirdik ama gün içinde bogaz temizlervari öksürüğü halen azalmadı. Bilemiyorum ne yapacagız bu konuda.
Derinin görünümü iyileşse de kasıdıgı için kabuklar erken düşüp , lekelenmeye yol açabilir . Yinede taze derinin çabuk toparlanacağını düşünüyorum.
Bagışıklık konusuna gelince , ne yapacagımı pek bilmiyorum. Bu sürecte farklı annelerden pek cok tavsiye aldım. Propolsaft , tummy gibi destekler mesela . Pek işe yarar görünmedi. Antibiyotikten bizi kurtaramadı. Zencefilli ballı kürler , adacayı , öksürük için hatmi çiçeği gibi gibi. Hatta su an deneme aşamasında oldugum keçiboynuzu suyu ve betazinc var . Bilmiyorum hangisinden fayda görecegiz.
Çok yoruldugum ve sıkıldıgım bir ay oldu kasım ayı, aralık ayını daha saglıklı bir sekilde gecirmeyi umabiliyorum sadece ...
Fındığın saçları ctesi günü epey bir kısaldı , bob stil , ense falan açıldı . Taratmayı ve kurutmayı sevmediği için bence yazlık bu saçı kışın kullanmaya başladık .
18.11.2012
Halloween 2012
Malum bizim lojmanlar çok uluslu olunca , halloween idi easterdı , yabancı arkadaslar birseyler organize ediyorlar , bizde katılımcısı oluyoruz.
Gecen senede cadılar bayramı seker toplama turuna sokagın basına kadar katılmıs , sonra geri dönmüştük , ufaktı pek birsey anlamıyordu. Bu sefer epey eglendi fındığım.
Önce bizim otoparkta kostümlü minikler toplandı , bal kabagı seklinde hazırlanmış pinyatayı patlattıktan sonra ev ev seker toplamaya basladılar. Balkonunda ışık yanan ailelere ugradık sadece , maille daha önce lojman listesine bildirilmişti olay , dolayısıyla kimseyi rahatsız etmeden bir sekilde eglenceyi bölmemişte olduk .
Resimleri yeni attığım için bilgisayara , bu postta epey gecikmiş oldu
30.10.2012
Bayram tatili
Bayramda Trabzondaydık , kızımın amcasını ziyarete gittik. Trabzon benim cocuklugumun bir kısmının gectiği sehir olarak hayallerimde cok kıymetli tabi. Bir zamanlar yasadıgım ev bu fotodaki. Hem bulmakta zorlandım , hem sevimsiz bir sürücü kursuna dönüşmüş olmaı içimi burktu. Evi sarıp sarmalayan hanımelleri , arka balkondaki asma yaprakları ve bahcedeki güllerden eser bile yoktu, bir ara oturup agladım desem yeridir . 26 sene önce bıraktıgım gibi bulmayı beklemek.. . Evin karsısındaki fındıklıklar , KTÜ girişindeki harman dediğimiz, anneme çiçekler topladıgım o koca yeşil alan :((( Yerini Kültür merkezi denen koca bir beton yıgınına bırakmıs. Neyse..
Okulun arka tarafındaki oyun alanı hiç değişmemiş. Eloşla fırsattan istifade biraz oynadık. Annesinin çocukluğunda oynadıgı parkta oynaması fikri hoşuma gitti :))
Emin olmamakla birlikte bu sarı bina benim dogdugum ev olmalı diyorum. Tek tük ev olan sakin bir mahalleydi. Şimdilerde üniversite hastanesine giden ana cadde haline geldiğinden park edecek yer dahi bulamadık. Alelacele cektim bu resmi ve hiç vakit gecirmeden hemen atladım arabamıza.
Burası Uzungölden . Ailemle birkaç kez gitmiş olmalıyım. Ama anılarımda hiç yeri yoktu, görmek istediğim yerlerdendi. Fırsat bu fırsat görmüş olduk .
Harika manzaralar , köye yakın tarafta bungalov yada pansiyonda konaklama alternatifleriyle turizme kazandırılmış bir bölge olmuş. Düşündüğümden daha temiz ve bakımlı geldi. Hatta Gültekinle birara ilerisi için burada birkacgün konaklama hayalleri kurduk . Birara turla buralara tekrar gelmeli , Hopa tarafı, yaylalar , Fırtına vadisi , Zigana vs. sindire sindire gezmeli diye düşündük. 4-5 gün Trabzon bize yetmedi ..
Bir zamanlar Trabzonsporu tutardım ben , özüme döndüm. Foto meydandaki parktan. Bu arada babamın bürosu bu parka bakardı . O binada yıkılmış , yol gcmiş bulundugu yerden . Hemen yanında koca bir Koton binası. ne tuhaf geldi anlatamam.
Uzun sokakta beton helvacımızı buldum . Annem bize buradan hep cevizli koz helva alırdı . 26 senedir yememişim. Nasıl güzel geldi anlatamam .Suratımdaki ifadeden belli :)))
Burası KTÜ nün sahil tesisleri. Annemle denize girerdik buradan . O gün Eloşumla sahilinden taş topladık .
Tesiste epey degişmiş , güzelliğinin yerini hep beton ek binalar almış:((
Dönüş yolunda abimlerle seyahat ettik , tesadüf ki onlarda bayramda Trabzondaydılar . Dönüşte Orduda teleferiğe binerek Ordunun Bozetepesine cıktık. Manzara kartpostalları aratmayacak sekilde müthişti.
Teleferikten cektiğim fotolar telefonda kaldıgı için bununla idare ediverin artık:))
Buradaki fotolara sıgmayan pek çok anı biriktirdik. Eloşçum amcasıyla uzun zamandan sonra tekrar görüşebilmesi acısından da güzel bir fırsat oldu.
Yanısıra benim için anlamlı bir gezi oldu. Lakin Karadeniz elden gidiyor gercekten. Özellikle Ordudan sonra Trabzon sahil seridi ki Of'a kadar epey uzunca bir serit , tamamen betonarme hale gelmiş . O güzelliklere yazık olmus . Hem üzüldüm hem sevindim bu gezide . Böyle de karışık duygular işte..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


