28.01.2010

Civcikim

 


Bizim evde civciv bir taneydi , artık iki oldu .
Eloşumun amcası d.günü hediyesi ile çıkageldi , bizede iki civcivi beraber görüntülemek düştü. Resimler uyku saatinde çekildiğinden pek de mahsunuz:))
Posted by Picasa

25.01.2010

Ela Artık 1 Yaşında

Uzun bir ara oldu . Belki Ankaradan yazarım diyordum ama olmadı olamadı. Bu arada Elacıgım yeni bir evi keşfetme duygusu ve yürümeye başlamanın getirdiği özgür ruh itibarı ile yerinde hiç durmadı ve beni ve annemleri sürekli peşinden koşturdu. Evet evet yanlış duymadınız. Yürümeye başladı Eloş kuzusu . Paytak maytak düşe kalka ama baya baya yürüyor artık bizimkisi. Ankaradaki ilk gün 4-5 adım atarken tatil sonu salonu bir uctan diğerine desteksiz gecerek ev ahalisini ve babası ile beni çok çok mutlu etti. Yaşını 6. yeni dişi ve yürüyüşüyle karşıladı yavrum.

Dogumgünü haftasından hemen önce Özlem ve Nili ziyaret ettik . Nilcik henüz çok iyiydi ve kıpır kıpır bıcır bıcırdı . Eloşla oynadılar beraber. Birara hep beraber yeni acılan AVM lerden birine gittik . Anneler Sephoradan kendilerine birseyler aldılar , kuzular arabalarında dolastılar,yine orada yemek yedik. Eloşcugum eskiye nazaran dısarda daha töleranssız. Sanırım yürümek istediği için pusetinde oturmak istemiyor artık. O yüzden her ne kadar gönlümce dolaşamasamda iyi geldi , biraz değişiklik. Kızların d.günü dolayısıyla hediyeleştik , kızları uyutup birara dertleştik . Güzel bir gün geçirdik . Ama sabah onlara ulaşma , akşamda meşgul baba T.J in geç gelişi dolayısıyla Ela sınırlarımı zorladı. Arabasız olmak çok zor küçük çocukla. Allah olmayanlara kolaylık versin diyorum valla. Sağ sağlim birazda çığlık çığlığa eve zor attık kendimizi, hemen uyudu zaten minik. Ama gecen seferde Özlemlerle görüşemediğimizden bu sefer mutlak görmek istiyordum , iyide oldu . Nilide çok merak ediyordum . Çok büyümüş tabiki. Umarım şimdi daha iyicedir.

Sonrasında hep anneanne evindeydik . Gelenimiz gidenimiz eksik sayılmazdı. Bedişim geldi h.sonu. Ağbimin kızları hergün bizdeydiler Elayla oynamak için zaten . Yine sosyal bebektik . Yalnız bu tür gezilerde ister istemez uyku düzeni şaşıyor bir kere . Birde ben hiç uyutamıyordum Elayı. Ben uyku ve meme 3 lüsü aklında yer ettiğinden aç olsun olmasın emzirilmek istemesi buna rağmen uyumaya direnmesi zaman zaman beni çileden çıkardı. Ben ona bagırır o bana şeklinde .Anneanne imdada yetişir ve son noktayı koyar şevkatli halleriyle uyku konusunda . Allahtan o vardı evet , yoksa tatiller beni yoruyormuş gerçekten , işyerinde olmak benim için daha dinlendirici bununda ayrımına varmış durumdayım.

Emzirmek ise tam bir işkenceye dönmüş durumda benim için . Gece- gündüz ısrarcılığı yanında 6 dişin hepsini teker teker hissetme deneyimi , bazen ciyak ciyak ağlatıyor beni. Bazende sinirden ağlıyorum gece hiç uyutmamışsa ve sabrımı zorlamışsa. Anlayacağınız kışı çıkarmaya çalışıyorum bir şekilde , bu iş fazla uzun süremez bu şekilde. Eloşa kalsa yemek yemez süt içer o derece düşkün . Zor olacak.

Ve büyük gün doğumgünümüz aslında perşembe idi.Yani 21 Ocak. Ama partiyi biz cuma akşamı yapalım ki işi gücü olanda rahat gelebilsin istedik .Persembe Gültekinin bir arkadasının evine davetliydik. Pastamızı alıp gittik ve ilk orada kutlamış olduk. Annemle Özlemin aldıgı kıyafetleri kombine ettim bu akşam için. Özlem'e tesekkürler tekrar.

Cuma sabahı ise evde hummalı bir telaş vardı. Birthday bannerları asıldı , balonlar şişirildi. Erkenden pastahaneye sipariş verildi en fıstıklısı ve çikolatalısından.Annemle ben bütün gün ikramlıklar hazırladık. Ev yapımı poğacalar annemden , su böregi komsusu Dilek abladan , mercimek köftesi ve çin pilavı ise bendendi. Yummm. Güzel yapmışım , herkes beğendi allahtan :)))Kuzuya fırfırlı bir bluz ve yeni ayakkabılar almıstım annemle . Canım arkadasım Yeşimciğimin gönderdiği kaşe etekle çok güzel oldu cimcimem. Saclarada toka , süper süper .. Kendime hiç özenmemişim yavruya koşturmaktan. Akşam biraz uyutalım dedik ama uymadı. Kalabalıkta bir oaraya bir buraya derken gec vakte kadar oturdu ama uyusaydı daha iyi olacaktı. Cok güzel yeni cicilerimiz, oyuncaklarımız, benim bayıldıgım yeni kitaplarımız( kuzulu kitap bile var ) oldu. Stok yaptık :)) Herkese buradan da teşekkürler .

Ama en büyük teşekkür kocama gelsin , çünkü yapımda ve yayında en çok onun emeği geçtiği için ve bana bu güzellikleri yaşatan dünya tatlısı yavrumu verdiği için :)). Daha nice güzel günlerini göreceğiz hep beraber inşallah.

Neyse , çenem fazla düştü , birazda resimlere ve mini videomuza göz atın isterseniz .
Here we go :



:))


Paketleriyle haşır ve neşir


Aile resmimizde Eloş bir oraya bi buraya baktıgından pek kayda deger bir kare yakalayamadık


Pastamızın lezzeti muhteşemdi


Abimin kızı Didenin elinden pastanın tadına bakarken


Bu resimse ilk mini kutlamadan:))

video
Buda ilk yürüme denemelerinden video

24.01.2010

Çantamızda neler var ?



Resimde görülen çanta benim yeni bebeğim :)Geçen hafta Ankaradan kendime hediye aldım ve yeni "baby-bag"im olarak kullanıyorum. ( Jan Sport Ella Tote diyeyim belki almak isteyen olur)

Şaka bir yana hani vardır ya ayakkabı fetişi hatunlar , böyle çift çift olur benzeri yine de alırda alır , çanta konusunda da benimde öyle bir iştahım var . Vitrinlerde gözüm kalır mı kalır . Halbuki dön dolaş hep aynı çantayı kullanırım . O yüzden , hele de bebelerle mümkün oldugunca kullanıslı bir canta edinmek gerekliliği doğuyor. Şimdiye dek 2-3 çanta değiştirdim bu amaçlı ama bunda karar kılacağımı ve uzun süre beraber olacagımızı hissediyorum .

Bir kere içi bir sürü nane alacak kadar geniş mi geniş. Ve iki bölmeye ayrılıyor , bir ince -bir kalın olarak . Hatta normalde bu ince bölüm 15 inch ve altı laptopların taşıma alanıki bizde bu bölüm az kullanılan yedek kıyafet ve çorapların yeri oldu. Ana bölüm artık elinize ne gelirse , oyuncak , bezler, alt açma örtüsü, bere ve eldiven gibi kolay ulaşılması gereken şeylerin bulundugu bölüm . Kalem , küçük fermuarlı cep ve cep telefonu gözüde iç departmanda bulunuyor . Ayrıca plastik bir kancası varki buraya ben mama - biberon tasıdıgımız silindirik , içi yalıtımlı kabımızı asıyoruz , böylece yana yatmamış oluyor yiyecek veya içeceklerimiz.Dış cephede ise yalıtımlı olmasada yine büyük biberon alabilen bir side-pocket var . Kocaman cüzdanım gözlük ve anahtarımın , bazen ufak tefek makyaj malzemelerimi attıgım fermuarlı bir büyük cep ön cephede bulunuyor . Bir mini ve fermuarsız cep daha yine önde ve ben buraya cebimi koyuyorum , bebek kucagımdayken telefonuma rahat ulaşabilme açısından .

Bugünkü çantamdan çıkanlar ise :

*Gözlüğüm
*Rujum ve cep telefonum
*Anahtarlıgım ve cüzdanım
*Kilitli bir posette birkac bez , mini pişik kremi
*Alt açma örtüsü
*Önlük
*Eloşun kışlık şapka ve eldivenleri
*Eloşun renkli yumuşak kitapçığı
*Islak mendil
*Yedek kıyafetler
*Diş kaşıyıcı stick- birkac zippy bag ve milumil poşeti
*Elektronik sözlük
*Çanta içinde yalıtımlı bir mini çantada yogurt ve mamalar

Not 1: Battaniye gibi büyük parçalar genelde arabamızda yedeklidir. Pusetimizde battaniye görevini gören kışlık bir aparatımız her halükarda var zaten.Ama ben yanımda taşımıyorum artık.
Not 2: Özgür Anneye selamlarımızı gönderir ve mim için teşekkürlerimizi iletiriz efem:)
Not 3: Eloşu bekleyenler Eloşu özleyenler , 1 yaş resimlerimiz ve yeni hünerlerimizle birkaçgüne aranızda olacağız.

12.01.2010

Alışamadım


Ya tamam , okulu okurken hiç akademisyen olurum diye düşünmüyordum , rehber olarak devam eder ya da Japon ortaklı bir firmada calısırım diyordum . Hayat aldı beni evirdi çevirdi , İzmirde bir üniversiteye attı . Neredeyse 4 sene olcik allahım , nasıl geciyor seneler .İlk etapta benden topu topu 7-8 yaş küçüklerin hocam hocam demesi tuhaf geliyordu , alıştım. Kendimden 20 yaş büyük profların, doc.ların bile bana hocam diye hitabına da alıştım . İşimi de benimsedim , herşey iyi tamam ama şu dönem sonu notlandırma dönemine alışamadım arkadaş.

Seçmeli dersler kategorisinde ders verdiğimden ve aynı kategoride nispeten daha kolay takip edilebilen derslerle aynı kredilendirilmeye tabi tutuldugumuzdanmıdır nedir , ögrenciyi bir AA sevgisi almıs gidiyor. Sanki AA yı onlar alıyorda BA alınca ben verdim oluyor. Dönem içi dersi aman aman umursamayan, yolda görse selam verip vermemekte tereddüt edenler , devamsızlık sınırını zorlayanlar final günü en sevimli hallerini takınıp , yakında erasmusla dısarı gitme planlarından , y.lisans için ortalama tutturmak zorunlulugundan , sınıf düşme tehditi altında oldugundan, psikolojik olarak çöküntülü bir dönem gecirdiğinden dem vurup , hoca el insaf diyorlar. ( Yardım edemez isiniz hocam , ama hocam AA verseniz ne olur ? )
Sınavlar açıklanınca bu seferde mail bombardımanı , odaya gelmeler vs.vs..

Okulun son senesi mezun oluyorum o zamana dek ana, bölüm derslerinden hiç sorunum yok, dereceye giriyorum falan ,lakin ingilizceden büte kalmıştım da oturup eşşek gibi 10 gün yaz sıcagında sınava calışmıştım. Hiçte öyle hocaya gidelim aman hocam canım hocam yapalım durumu yaşamdık biz zamanında. Ama bunlara not begendiremiyoruz mübarek. Bide diller bir karış 89 nesli çernobilden etkilenmiş nesilmiş , bu modeller biraz arızalıymış :) Öyle diyordu geçenlerde birisi.

Sinir oluyorum , vicdan meselesi oluyor . Hakkaten mağdur oluyorlar mıdır diyorum bazen , ama yine de adil olmak zorundayım. Bide teraziyim üstüne üstlük dengelerin adamı, bozmayın ulen dengemi. Yani tüm bunlar canımı sıkıyor , öğrenci notlandırmayı sevmiyorum. Kampüsten bucak bucak kaçasım geliyor ,öğrenci görmek istemiyorum, alışamıyorum. Alışacağımı da sanmıyorum.

10.01.2010

Minik Yaramaz

 
Şu kızın tipine bir bakın allahaşkına , yaramazlık akmıyor mu ?
Eloşumun kısmen keyfi yerinde bu hafta 5. dişimizi patlattık , 6. da görünmüş çıktı çıkacak artık.
Lakin beni geceleri pek uyutmuyor .
Bu h.sonu yalnızız , babamız İstanbulda , finalleri yaptım , okuyacak bir sürü kagıdım var , carsamba Ankara'ya yolcuyuz , yavastan bavul toparlamam lazım . Ama Elayla tek basına olunca elim kolum baglandı resmen. Hiçbirşeyle ilgilenmeme izin vermedi. Dün gündüz sadece 2 saat uyuduki , bende yanında sızıp kalmışım .Malum geceleri saat başı ayaktayız. Birde bu diş çıkarma döneminde oluyor genelde ama kakalı bez değiştiriyoruz gece gece , bu esnada da uyku kaçıyor tabi.Anlayacağınız bende onunla diş çıkarıyorum.
Ankara için heyecanlıyım , bir yandan da soğuk memleket , umarım hasta etmem diyorum . 21 inde yani d.gününde orada olacagız , dönüşte buradada Yeliz ve Hülyalarla kutlamaya devam ederiz. Kutlu dogum haftası :))) Yavru 1 yaşında neredeyse . Şaka gibi yaaa..
Yorgunum , cadıda yerinde durmuyor ,Kacayım ben yavaştan.
Muhtemelen bir sonraki postu Ankaradan bildiririm.Hadi bana baş başşş
Posted by Picasa

4.01.2010

Dostlar Yaramazlıkta Görsün

Bizim kuzu 1 haftadır yaramazlığın doruklarında. Nerde benim o eski mülayim aklı başında kuzum . İnanmıyorsanız buyrun işte kanıtlar size :


TV nin önüne cekilmiş set yani sehpayı aşmanın yolunu buldum , hehehehehehe...Uzun zamandır öbür tarafa geçmenin yollarını arıyordum. Evreka evrekaaa

Biliyorum siz hamsi tavadayı bilirdiniz ama buda Elo tavada, şşştt sakın ola yemeyin beni olur mu ???

Sokak kızı İrmayım , soguk falan dinlemem , hergün çıkarmazlarsa basarım yaygarayı.

Tamam kabul ediyorum , bazen makarnaları yerede salladığım oluyor ama yine de performansım hiç fena degil . Hem durun ama ben daha 1 yaşına bile gelmedim :))

Annemle babamın elinde ne görürsem anında yanlarına ışınlanıp istiyorum yediklerinden , yanağımdaki morlukta yine yaramazlık esnasında sandalye kenarına çarptığımdan , hala geçmedi...

Aşkolsun anne yaa, sende uyurken burnuma kadar flaşı sokarsan böyle olur :(((

Gecenlerde annemle babam alışverişe dalmışken bende kendimce raflarda takılıyordum , annem babam bu manzarayı görünce koptular tabe:)))

Mavi küçük un çuvalı :)))
Yalnız bunla bile emekleyebiliyorum , nobody can stop me

Yaramazlıktan bitap düşmüş kuzu