Hafta sonu babaanne ve dedenin yanına Isparta'ya gittik. Eloş iyice fıkır fıkır olduğu ve eskisi gibi uzun araba uykuları çekmediği ,koltuğundan sürekli inmek istediği için 5.5 saatlik yolculuk nasıl geçer diye endişelerim vardı .
Hem giderken hem dönüşte ögleden sonra uyku saatine denk geldiği için 2.5 saat kadar uyudu . Onun dışında oyalamak çok kolay olmadı tabi , çeşit çeşit oyuncaklar, kitaplar aldık yanımıza . Araba sürme taklidi falan yaptık birara , bayıldı bayıldı , pek eğlendi . Sağ- sağlim vardık pazar gecesi evimize .
Telefonumuz dogum gününden , cep telefonlarına ilgisi fazla zaten , ama bununla da oynamaya basladı, düğmelere basıp numara ceviriyor , karşılıklı bol bol alolaşıyoruz.
Bloglardan takip ettiğim arkadaşlarımın aksine Ela öyle çok anlamlı kelime söylemiyor , aslında hani derler ya ağzı dolu dolu , sürekli birşeyler geveliyor ama henüz pek anlamlı degiller . hani karsılıklı laf dalaşı bile yapıyoruz hanım kızınca , ama hep gulu gulu modunda :)))
O yüzden bu Aloları söylemesi beni mutlu ediyor.
Birde bir kelimesini ögrendi , kac yasındasın diye sorunca "bieğ" gibi birsey söyleyip işaret parmağını havaya kaldırıyor ve sırıtıyor , pek hoşlanıyor bundan .
Sabahları babasına cici yapmayı öğrendi , gerçi bu daha çok şap şap surata patlatma şeklinde bile olsa öyle. Haşin kız vesselam.
Yapma , getir, götür gibi komutları anlıyor , işine gelirse artık , gelmezse homur homur söyleniyor , sinirleniyor , yumruk sıkıp bagırıyor falan .
Saçları uzadıkça daha bir tatlanıyor , güzelleşiyor sanki.
İşte böyle büyüyor kuzu hanım bu aralar .
.